Prof. Dr. Sirel Gür GüngörMenü
Retina

Gözde Sarı Nokta Hastalığı

Gözde Sarı Nokta Hastalığı

Sarı Nokta Hastalığı (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu)

Sarı nokta (makula) retinanın ortasında bulunan ve okuma, yazı yazma, yüzleri tanıma, araç kullanma ve ince ayrıntıları seçme gibi merkezi görme işlevlerinden sorumlu bölgedir. Yaşla birlikte bu bölgede yapısal değişiklikler ve hücre kayıpları meydana gelebilir. Bu tabloya sarı nokta hastalığı, tıbbi adıyla yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD) adı verilir.

Hastalık genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkar ve her hastada aynı şekilde ilerlemez. Bazı kişilerde yıllarca çok yavaş seyredebilirken bazı hastalarda, özellikle yaş tipe dönüşmesi durumunda, merkezi görmede daha hızlı değişiklikler meydana gelebilir.

Sarı nokta hastalığının erken dönemlerinde kişinin hiçbir şikâyeti olmayabilir. Bu nedenle özellikle risk grubundaki kişilerde düzenli retina muayenesi önemlidir.

Sarı Nokta Hastalığı Neden Olur?

Sarı nokta hastalığının ortaya çıkmasında yalnızca tek bir neden yoktur. Yaşlanmayla birlikte retina ve makula bölgesinde meydana gelen değişikliklere genetik ve çevresel faktörlerin de eklenmesi hastalığın gelişiminde rol oynar.

En önemli risk faktörü yaştır. Bunun yanında aile öyküsü ve sigara kullanımı da sarı nokta hastalığı açısından özellikle önemlidir. Yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği ve genel damar sağlığını etkileyen hastalıklar da değerlendirme sırasında dikkate alınır.

Bu nedenle sarı nokta hastalığını yalnızca gözle sınırlı bir problem olarak değerlendirmemek gerekir. Hastanın genel sağlık durumu ve yaşam alışkanlıkları da takip sürecinin bir parçasıdır.

Sarı Nokta Kimlerde Görülür?

Sarı nokta hastalığı özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde daha sık görülmektedir. Yaş ilerledikçe hastalığın görülme olasılığı da artar.

Ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Bunun yanında;

  • sigara kullanımı,
  • yüksek tansiyon,
  • kolesterol yüksekliği,
  • kalp ve damar hastalıkları,
  • bazı metabolik hastalıklar

gibi faktörler de değerlendirilmelidir.

Özellikle ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerin herhangi bir görme şikâyeti ortaya çıkmasını beklemeden düzenli göz muayenelerini yaptırmalarını öneriyorum.

Gözde Sarı Nokta Belirtileri

Sarı nokta hastalığının belirtileri hastalığın tipine ve evresine göre değişebilir. Erken dönemde herhangi bir belirti görülmeyebilir.

Hastalık ilerledikçe;

  • görmede bulanıklık,
  • okurken harflerin bazı bölümlerinin kaybolması,
  • düz çizgilerin eğri, dalgalı veya kırık görülmesi,
  • görüntünün merkezinde bulanık bir alan oluşması,
  • görme alanının ortasında koyu veya boş bir alan fark edilmesi,
  • yüzleri tanımakta zorlanma,
  • renklerin daha soluk görülmesi,
  • loş ışıkta görme güçlüğü

gibi şikâyetler ortaya çıkabilir.

Özellikle daha önce düz gördüğünüz kapı kenarı, pencere çerçevesi, fayans çizgileri veya yazı satırlarının dalgalı ya da eğri görünmeye başlaması önemli bir uyarı işaretidir. Böyle bir değişiklik fark edildiğinde göz muayenesinin geciktirilmemesi gerekir.

Sarı Nokta Hastalığı Körlük Yapar mı?

Hastalarımın en sık sorduğu sorulardan biri, “Sarı nokta hastalığı tamamen kör eder mi?” sorusudur. Sarı nokta hastalığı esas olarak merkezi görmeyi etkiler. İleri evrelerde kişinin okuması, yüzleri tanıması, televizyon izlemesi veya ince ayrıntıları görmesi ciddi ölçüde zorlaşabilir. Bununla birlikte hastalık genellikle çevresel görmeyi tamamen ortadan kaldırmaz.

Bu nedenle sarı nokta hastalığı klasik anlamda bütün görme alanının kaybedildiği tam körlüğe çoğunlukla neden olmaz; ancak ileri evrede merkezi görme kaybı günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyebilir.

Burada önemli olan nokta, hastalığın hangi tipte olduğunun ve ne kadar ilerlediğinin erken dönemde belirlenmesidir.

Gözde Sarı Nokta Hastalığı Tipleri

Sarı nokta hastalığı temel olarak kuru tip ve yaş tip olmak üzere iki gruba ayrılır.

Kuru Tip Sarı Nokta Hastalığı

Kuru tip, hastalığın daha sık görülen şeklidir. Makula bölgesindeki hücrelerde zaman içerisinde dejenerasyon meydana gelir.

Genellikle daha yavaş ilerler ve görme kaybı aylar veya yıllar içerisinde gelişebilir. Hastalığın erken dönemlerinde hasta herhangi bir değişiklik fark etmeyebilir.

Kuru tip hastalığın belirli evrelerinde retina altında drusen adı verilen birikimler görülebilir. Hastalığın evresinin belirlenmesi takip ve tedavi planlaması açısından önemlidir.

Yaş Tip Sarı Nokta Hastalığı

Yaş tipte retina altında anormal yeni damarlar gelişir. Bu damarlar sıvı veya kan sızdırabilir ve makula yapısını bozabilir.

Yaş tip, kuru tipe göre daha hızlı görme kaybına neden olabilir. Düz çizgilerin aniden eğri görülmeye başlaması, merkezi görmede yeni gelişen bulanıklık veya koyu bir alan fark edilmesi özellikle önemlidir.

Bu nedenle yaş tip sarı nokta hastalığında erken tanı ve tedavi görmenin korunması açısından büyük önem taşır.

Kuru Tip Sarı Nokta Yaş Tipe Dönüşür mü?

Kuru tip sarı nokta hastalığı bulunan bazı hastalarda zaman içerisinde yaş tip gelişebilir. Ancak kuru tipi olan her hastanın mutlaka yaş tipe dönüşeceği anlamına gelmez.

Bu nedenle kuru tip hastalarda düzenli retina muayenesi ve gerekli durumlarda OCT ile takip önemlidir.

Hastalarıma evde kendi görmelerini de takip etmelerini öneriyorum. Bir göz kapatılarak diğer gözle düz çizgilere bakıldığında daha önce olmayan bir eğrilme, dalgalanma, bulanıklık veya eksik alan fark edilirse kontrol tarihini beklemeden göz doktoruna başvurulmalıdır.

Sarı Nokta Her İki Gözü de Etkiler mi?

Sarı nokta hastalığı bir gözde başlayabileceği gibi iki gözü de etkileyebilir. Ancak hastalığın iki gözde aynı anda ve aynı şiddette ilerlemesi gerekmez.

Bir gözün görmesi iyi olduğu zaman diğer gözde başlayan değişiklikler hasta tarafından uzun süre fark edilmeyebilir. Beyin, iyi gören gözden gelen görüntüyü ön plana çıkarabildiği için tek gözdeki görme değişikliği günlük yaşam sırasında gözden kaçabilir.

Bu nedenle sarı nokta hastalığı bulunan kişilerin zaman zaman gözlerini ayrı ayrı kontrol etmelerini öneriyoruz.

Sarı Nokta Tanısı Nasıl Konulur?

Sarı nokta hastalığı tanısında ayrıntılı göz ve retina muayenesi yapılır. Hastanın görme düzeyi değerlendirilir ve göz bebeği büyütülerek retina incelenir.

Gerekli durumlarda;

  • OCT (Optik Koherens Tomografi),
  • OCT-Anjiyografi,
  • fundus fotoğrafı,
  • fundus floresein anjiyografi

gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.

Özellikle OCT, makula bölgesinin kesitsel olarak ayrıntılı değerlendirilmesini sağlar. Retina içerisinde veya altında sıvı olup olmadığı, makula yapısındaki değişiklikler ve tedaviye verilen yanıt OCT ile takip edilebilir.

Her hastada bütün tetkiklerin yapılması gerekli değildir. Hangi görüntüleme yöntemine ihtiyaç olduğunu muayene bulgularına göre belirliyoruz.

Amsler Grid Testi Nedir ve Evde Nasıl Yapılır?

Amsler Grid, sarı nokta hastalarının merkezi görmelerindeki değişiklikleri evde takip etmelerine yardımcı olan basit bir kareli çizelgedir.

Test yapılırken normalde yakın gözlüğü kullanılıyorsa gözlük takılmalı ve test uygun okuma mesafesinde tutulmalıdır. Gözlerden biri kapatılır ve açık olan gözle çizelgenin ortasındaki noktaya bakılır. Daha sonra aynı işlem diğer göz için tekrarlanır.

Merkezdeki noktaya bakarken;

  • çizgilerde eğrilme veya dalgalanma,
  • karelerde şekil bozukluğu,
  • bulanık alan,
  • koyu veya boş bir bölge,
  • çizgilerin bazı bölümlerinin kaybolması

fark edilirse retina değerlendirmesi yapılmalıdır.

Amsler Grid testi sarı nokta hastalığının tanısını tek başına koymaz ve doktor muayenesinin yerine geçmez. Ancak özellikle takipte olan hastalarda yeni gelişen merkezi görme değişikliklerinin daha erken fark edilmesine yardımcı olabilir.

Gözde Sarı Nokta Tedavisi Nasıl Yapılır?

Sarı nokta hastalığında tedavi; hastalığın kuru veya yaş tip olmasına, hangi evrede bulunduğuna, OCT bulgularına ve hastanın görme düzeyine göre planlanır.

Bu nedenle “sarı noktanın tek bir tedavisi vardır” demek doğru değildir. Aynı tanıya sahip iki hastanın takip ve tedavi planı birbirinden farklı olabilir.

Yaşa Bağlı Kuru Makula Dejenerasyonu Tedavisi

Kuru tip sarı nokta hastalığında retina hücrelerindeki yavaş dejenerasyon ön plandadır. Takibin amacı hastalığın ilerleyişini izlemek, değişiklikleri erken tespit etmek ve mümkün olduğunca mevcut görmeyi korumaktır.

Beslenme ve Vitamin Destekleri

Sarı nokta hastalığında vitamin desteği konusu sık sorulmaktadır. Ancak her sarı nokta hastasının aynı vitamini kullanması veya hastalık tanısı alan herkesin gelişigüzel vitamin başlaması doğru değildir.

AREDS ve AREDS2 çalışmalarında belirli evredeki hastalarda C ve E vitaminleri, çinko, bakır, lutein ve zeaksantin içeren özel formüllerin hastalığın ileri evreye ilerleme riskini azaltabileceği gösterilmiştir. Bununla birlikte bu desteklerin faydası hastalığın evresine göre değişir ve erken evredeki her hastaya rutin olarak önerilmez.

Özellikle sigara kullanan veya daha önce sigara kullanmış kişilerde beta-karoten içeren eski formüller uygun olmayabilir. Bu nedenle vitamin kullanımına göz doktoru değerlendirmesi sonrasında karar verilmelidir.

Yaşam Tarzı Düzenlemeleri

Sigaranın bırakılması sarı nokta hastalığı açısından alınabilecek en önemli önlemlerden biridir.

Bunun yanında;

  • düzenli egzersiz,
  • tansiyon ve kolesterolün kontrol altında tutulması,
  • yeşil yapraklı sebzelerden zengin dengeli beslenme,
  • düzenli balık tüketimi,
  • genel kalp ve damar sağlığının korunması

göz sağlığı açısından da önemlidir.

Düzenli Göz Takibi

Kuru tip sarı nokta hastalığında takip aralığı hastalığın evresine ve diğer risk faktörlerine göre belirlenir.

OCT ve retina muayenesi ile makuladaki değişiklikleri takip ederken hastanın evde Amsler Grid ile kendi görmesini kontrol etmesi de yararlı olabilir.

Yaşa Bağlı Islak Makula Dejenerasyonu (Sarı Nokta) Tedavisi

Yaş tip sarı nokta hastalığında makula altında gelişen anormal damarlar sıvı ve kan sızıntısına neden olabilir. Bu durum merkezi görmeyi kısa sürede bozabileceği için tedavinin geciktirilmemesi önemlidir.

Anti-VEGF Göz İçi Enjeksiyonları

Günümüzde yaş tip sarı nokta hastalığının temel tedavisi anti-VEGF göz içi enjeksiyonlarıdır.

Anti-VEGF ilaçlar anormal damar gelişimini ve bu damarlardan kaynaklanan sızıntıyı baskılamayı amaçlar. Böylece retina içerisindeki veya altındaki sıvının azalması, hastalığın kontrol altına alınması ve mümkün olduğunca mevcut görmenin korunması hedeflenir.

Tedavide kullanılan ilaç ve enjeksiyon aralıkları hastanın hastalık aktivitesine, OCT bulgularına ve tedaviye verdiği cevaba göre belirlenir.

Fotodinamik Tedavi

Fotodinamik tedavide damar yoluyla verilen ışığa duyarlı bir ilaç belirli özellikteki lazer ışığı ile aktive edilir. Günümüzde anti-VEGF tedavilerinin yaygınlaşmasıyla kullanım alanı daralmış olsa da seçilmiş bazı olgularda değerlendirilebilir.

Lazer Tedavisi

Klasik lazer tedavisi de geçmişte yaş tip makula dejenerasyonunda daha sık kullanılmaktaydı. Günümüzde makulanın merkezi bölgesine zarar verme riski ve anti-VEGF tedavilerinin etkinliği nedeniyle kullanım alanı oldukça sınırlıdır.

Sarı Nokta İğneleri Nelerdir?

Yaş tip sarı nokta hastalığında günümüzde temel tedavi yöntemlerinden biri göz içine uygulanan ilaç enjeksiyonlarıdır. Bu ilaçların büyük bölümü, retinada anormal damar gelişiminde ve damar geçirgenliğinde rol oynayan VEGF adlı büyüme faktörünü baskılar. Bu nedenle tedaviler genel olarak anti-VEGF enjeksiyonları olarak adlandırılır.

Sarı nokta hastalığının tedavisinde kullanılan başlıca ilaçlar arasında şunlar yer alır:

  • Eylea (aflibercept): Yaş tip sarı nokta hastalığında uzun yıllardır kullanılan anti-VEGF ilaçlardan biridir.
  • Eylea HD (aflibercept 8 mg): Klasik Eylea'nın daha yüksek dozlu ve daha yeni formudur. ABD'de 2023 yılında yaş tip sarı nokta hastalığı için onaylanmıştır. Uygun hastalarda enjeksiyonlar arasındaki sürenin daha uzun tutulabilmesi hedeflenmektedir.
  • Vabysmo (faricimab): Sarı nokta tedavisindeki daha yeni nesil göz içi ilaçlardan biridir. 2022 yılında yaş tip sarı nokta hastalığı için onaylanmıştır. VEGF-A'nın yanı sıra Angiopoietin-2 (Ang-2) yolunu da hedeflemesi nedeniyle klasik anti-VEGF ilaçlardan farklı bir mekanizmaya sahiptir.
  • Lucentis (ranibizumab): Uzun yıllardır yaş tip sarı nokta tedavisinde kullanılan anti-VEGF ilaçlardan biridir.
  • Beovu (brolucizumab): Yaş tip makula dejenerasyonunda kullanılabilen diğer anti-VEGF seçeneklerinden biridir.
  • Avastin (bevacizumab): Asıl kullanım alanı onkoloji olmakla birlikte retina hastalıklarında uzun yıllardır ruhsat dışı (off-label) olarak göz içine uygulanabilmektedir. Avastin göz iğnesini devlet tarafından karşılanmaktadır.

Bu ilaçların hepsi aynı amaçla kullanılmasına rağmen etki mekanizmaları, dozları, uygulama aralıkları ve hastanın verdiği yanıt birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle “en yeni ilaç en iyi ilaçtır” şeklinde bir yaklaşım doğru değildir.

Yeni Nesil Sarı Nokta İğnesi Hangisidir?

Hastalarım son dönemde özellikle “Yeni çıkan sarı nokta iğnesi hangisi?” diye soruyor.

En çok öne çıkan yeni nesil sarı nokta iğne seçeneklerden biri Vabysmo (faricimab) dır. Vabysmo, 2022 yılında yaş tip sarı nokta hastalığı için onaylanan ve göz içi tedavilerde iki farklı biyolojik yolu aynı anda hedefleyen ilk bispesifik tedavilerden biridir. Hem VEGF-A hem de Ang-2 yolunu baskılar.

Bir diğer yeni sarı nokta iğnesi ise Eylea HD'dir. Eylea HD, klasik Eylea'daki aflibercept etken maddesinin daha yüksek dozlu, 8 mg'lık yeni formudur ve 2023 yılında ABD'de onaylanmıştır. Tedavide temel amaçlardan biri, hastalık kontrol altında tutulabildiğinde enjeksiyon aralıklarının daha uzun olabilmesini sağlamaktır.

Dolayısıyla günümüzde yeni nesil tedaviler denildiğinde Vabysmo ve Eylea HD ön plana çıkan seçenekler arasındadır.

Hangi Sarı Nokta İğnesi Daha İyi?

Hastalarım bana sıklıkla “Eylea mı daha iyi, Vabysmo mu?”, “Hangi sarı nokta iğnesi daha etkili?” diye soruyor.

Bu sorunun her hasta için geçerli tek bir cevabı yoktur. İlaç seçiminde hastalığın tipi ve aktivitesi, OCT'de görülen sıvının miktarı ve yeri, daha önce uygulanan enjeksiyonlara alınan yanıt, enjeksiyonlar arasındaki etkinin ne kadar sürdüğü ve hastanın genel göz bulguları birlikte değerlendirilir.

Örneğin bir hastada belirli bir ilaçla retina tamamen kuru hale gelirken başka bir hastada aynı tedaviye rağmen sıvı devam edebilir. Böyle bir durumda tedavi aralığını değiştirmek veya farklı bir ilaca geçmek gerekebilir.

Bu nedenle benim için önemli olan yalnızca ilacın adı değil, hastanın o ilaca nasıl yanıt verdiğidir.

Vabysmo Neden Yeni Nesil Bir Tedavi Olarak Kabul Ediliyor?

Vabysmo'nun etken maddesi faricimabdır. Klasik anti-VEGF ilaçların çoğu VEGF yolunu hedeflerken Vabysmo hem VEGF-A'yı hem de Ang-2'yi baskılar.

Bu iki farklı yolun birlikte hedeflenmesi, retina damarlarının geçirgenliğini ve anormal damar aktivitesini kontrol altına almaya yöneliktir. Klinik çalışmalarda uygun hastalarda uygulama aralıklarının 16 haftaya kadar uzatılabildiği tedavi şemaları değerlendirilmiştir.

Ancak her hastada 16 haftalık aralık elde edileceği anlamına gelmez. Tedavi sıklığını hastanın OCT bulgularına ve hastalık aktivitesine göre belirliyoruz.

Eylea HD Nedir?

Eylea HD, afliberceptin 8 mg'lık yüksek dozlu ve daha yeni formudur. Klasik Eylea 2 mg aflibercept içerirken Eylea HD daha yüksek miktarda etken madde içerir.

Yaş tip sarı nokta hastalığında başlangıç tedavilerinin ardından uygun hastalarda daha uzun enjeksiyon aralıkları sağlayabilmesi amacıyla geliştirilmiştir. FDA, Eylea HD'yi Ağustos 2023'te yaş tip makula dejenerasyonu için onaylamıştır.

Burada yine önemli bir ayrım vardır: Eylea HD tamamen farklı bir etken madde değildir; Eylea'daki afliberceptin daha yüksek dozlu yeni formudur.

Eylea Sarı Nokta Tedavisinde Nasıl Etki Eder?

Eylea'nın etken maddesi aflibercepttir. VEGF-A ve PlGF olarak adlandırılan, anormal damar oluşumunda rol oynayan bazı büyüme faktörlerini baskılar. Böylece makula altında oluşan anormal damarların gelişiminin ve bu damarlardan kaynaklanan sıvı sızıntısının azaltılması amaçlanır.

Tedavinin başlangıcında enjeksiyonların daha yakın aralıklarla yapılması gerekebilir. Hastalık kontrol altına alındığında ise hastanın OCT bulgularına ve tedaviye verdiği cevaba göre enjeksiyon aralıkları uzatılabilir.

Vabysmo Nedir?

Vabysmo'nun etken maddesi faricimabdır. Diğer birçok göz içi tedaviden farklı olarak yalnızca VEGF-A'yı değil, Angiopoietin-2 (Ang-2) adı verilen başka bir damar yolunu da hedefler.

Yaş tip sarı nokta hastalığında göz içine enjeksiyon şeklinde uygulanır. Tedavinin amacı anormal damar aktivitesini, sıvı sızıntısını ve makuladaki ödemi kontrol altına almaktır.

Bazı hastalarda hastalık kontrol altına alındığında enjeksiyonlar arasındaki sürenin uzatılması mümkün olabilir. Ancak bunun her hastada aynı şekilde gerçekleşeceğini söylemek doğru değildir.

Lucentis Nedir?

Lucentis'in etken maddesi ranibizumabdır. VEGF-A'yı baskılayarak makula altında gelişen anormal damarların aktivitesini ve sıvı sızıntısını azaltmayı hedefleyen anti-VEGF ilaçlardan biridir.

Yaş tip sarı nokta hastalığının tedavisinde uzun yıllardır kullanılmaktadır.

Avastin Sarı Nokta Tedavisinde Kullanılır mı?

Avastin'in etken maddesi bevacizumabdır. İlaç esas olarak kanser tedavisi için geliştirilmiştir ve göz içi kullanım için ruhsatlandırılmış bir ürün değildir.

Bununla birlikte VEGF'yi baskılayan etkisi nedeniyle dünyada retina hastalıklarının tedavisinde uzun yıllardır off-label, yani ruhsat dışı olarak kullanılmaktadır.

Bu nedenle Avastin ile diğer göz içi ilaçların değerlendirilirken yalnızca fiyat veya ilaç ismine göre karşılaştırılması doğru değildir. Hangi tedavinin uygun olduğuna retina bulgularına göre karar verilmelidir.

Sarı Nokta İğnesi Bir Kez Yapılması Yeterli midir?

Genellikle hayır. Yaş tip sarı nokta hastalığı kronik seyir gösterebildiği için birçok hastada birden fazla enjeksiyon gerekir.

Tedavinin başlangıç döneminde enjeksiyonlar daha sık uygulanabilir. Daha sonraki dönemde ise OCT'de sıvının kaybolması ve hastalığın kontrol altında olması durumunda enjeksiyon aralıkları uzatılabilir.

Bazı hastalarda uzun süre enjeksiyon gerekmeyebilirken bazı hastalarda tedavinin devam etmesi gerekir. Bu nedenle “üç iğne yapıldı, tedavi bitti” şeklinde bütün hastalara uygulanabilecek sabit bir yaklaşım yoktur.

Kontrollerde özellikle OCT bulgularını, görme düzeyini ve hastalığın yeniden aktif hale gelip gelmediğini değerlendirerek bir sonraki enjeksiyonun zamanına karar veriyoruz.

Sarı Nokta İğne Tedavisi Kaç Kez Yapılır?

“Sarı nokta iğnesi kaç defa yapılacak?” hastalarımın en sık yönelttiği sorulardan biridir.

Bunun herkes için geçerli tek bir sayısı yoktur.

Bazı hastalarda başlangıç döneminde daha yakın aralıklarla enjeksiyon yapılması gerekirken hastalık kontrol altına alındığında uygulama aralıkları uzatılabilir. Bazı hastalarda ise hastalık tekrar aktif hale geldiğinde yeniden tedavi gerekebilir.

Enjeksiyon ihtiyacını belirlerken yalnızca hastanın “daha iyi görüyorum” veya “daha kötü görüyorum” demesine göre hareket etmiyoruz. Görme düzeyi, göz muayenesi ve özellikle OCT'deki sıvı ve aktivite bulgularını birlikte değerlendiriyoruz.

Bu nedenle tedavi planı kişiye özeldir.

Sarı Nokta İğnesi Ağrılı mıdır?

Göz içine enjeksiyon düşüncesi birçok hastada başlangıçta endişe yaratabiliyor. İşlem öncesinde göz yüzeyi anestezik damlalarla uyuşturulur ve gerekli antiseptik hazırlık yapıldıktan sonra enjeksiyon uygulanır.

Hasta işlem sırasında kısa süreli bir baskı veya batma hissedebilir ancak uygulama genellikle kısa sürer.

Enjeksiyon sonrasında geçici batma, yanma veya gözde yabancı cisim hissi olabilir. Şiddetli ağrı, belirgin görme azalması veya giderek artan kızarıklık gelişmesi durumunda ise göz doktoruyla gecikmeden iletişime geçilmelidir.

Sarı Nokta Hastalığı Ameliyatla Düzelir mi?

Sarı nokta hastalığı katarakt gibi ameliyat yapılarak bozulmuş dokunun çıkarıldığı ve yerine yeni bir yapı yerleştirildiği bir hastalık değildir.

Bu nedenle klasik anlamda “sarı nokta ameliyatı” yaşa bağlı makula dejenerasyonunun standart tedavisi değildir.

Yaş tip hastalıkta temel yaklaşım göz içi ilaç enjeksiyonlarıdır. Kuru tipte ise hastalığın evresine göre düzenli takip, risk faktörlerinin kontrolü ve uygun hastalarda beslenme desteği planlanır.

Sarı nokta hastasında ayrıca katarakt bulunması durumunda katarakt ameliyatı yapılabilir; ancak katarakt ameliyatı sarı nokta hastalığını ortadan kaldırmaz. Ameliyat sonrasında elde edilebilecek görme düzeyi makuladaki hasarın derecesiyle yakından ilişkilidir.

Sarı Nokta Hastalığı Gözlükle Düzelir mi?

Gözlük, kırma kusurlarını düzelterek hastanın mevcut görme kapasitesinden daha iyi yararlanmasını sağlayabilir; ancak sarı nokta hastalığının kendisini tedavi etmez.

Makula hücrelerinde meydana gelen hasar yalnızca gözlük numarasının değiştirilmesiyle ortadan kalkmaz.

İleri düzey merkezi görme kaybı bulunan hastalarda ise büyüteçler, özel okuma sistemleri ve diğer az görme yardımcıları günlük yaşamı kolaylaştırabilir.

Sarı Nokta Hastalığına Ne İyi Gelir?

Sarı nokta hastalığında hastaların günlük yaşamlarında yapabilecekleri bazı değişiklikler tedavinin ve takibin önemli bir tamamlayıcısıdır.

Özellikle;

  • sigaranın bırakılması,
  • tansiyon ve kolesterolün kontrol altında tutulması,
  • düzenli hareket edilmesi,
  • sebze ve özellikle koyu yeşil yapraklı sebzelerden zengin beslenme,
  • dengeli şekilde balık tüketilmesi,
  • düzenli göz muayenesinin aksatılmaması

önemlidir.

Burada özellikle bir noktayı vurgulamak isterim: “Sarı noktaya iyi geliyor” denilen her vitamin, bitkisel ürün veya takviye her hasta için uygun değildir. Hastalığın evresini bilmeden kullanılacak ürünlerin bilimsel olarak kanıtlanmış bir faydası olmayabileceği gibi kullanılan diğer ilaçlarla da etkileşimleri olabilir.

Bu nedenle destek tedavilerinin de hastanın retina bulgularına ve genel sağlık durumuna göre planlanmasını öneriyorum.

Sarı Nokta Hastalığında Nasıl Beslenilmeli?

Sarı nokta hastaları için özel ve herkese uygulanabilecek tek bir “sarı nokta diyeti” bulunmamaktadır. Genel olarak Akdeniz tipi, dengeli bir beslenme modeli göz ve damar sağlığı açısından uygundur.

Yeşil yapraklı sebzeler lutein ve zeaksantin açısından zengindir. Balık, sebze, meyve, kuruyemiş ve sağlıklı yağların dengeli tüketilmesi genel sağlık açısından da yararlıdır.

Beslenme, tıbbi tedavinin yerine geçmez. Özellikle yaş tip sarı nokta hastalığında göz içi enjeksiyon gereken bir hastanın yalnızca beslenme veya vitamin desteği ile takip edilmesi doğru değildir.

Sarı Nokta Hastalığı İlerler mi?

Sarı nokta hastalığı ilerleyici bir hastalıktır ancak ilerleme hızı kişiden kişiye değişir.

Bazı hastalarda kuru tip yıllarca çok az değişiklik gösterebilir. Bazı hastalarda ise zaman içerisinde makula yapısındaki hasar artabilir veya yaş tip gelişebilir.

Yaş tip hastalıkta değişiklikler daha hızlı gelişebildiğinden yeni başlayan görme bozukluklarının erken değerlendirilmesi önemlidir.

Hastalığın seyri yalnızca görme derecesine bakılarak değil, retina muayenesi ve görüntüleme yöntemleriyle birlikte değerlendirilmelidir.

Sarı Nokta Hastalığında Hangi Belirtilerde Hemen Doktora Başvurulmalı?

Özellikle;

  • düz çizgilerin aniden eğri veya dalgalı görülmeye başlaması,
  • görüntünün merkezinde yeni bir bulanıklık oluşması,
  • görme alanının ortasında koyu veya boş bir bölge fark edilmesi,
  • bir gözde kısa sürede belirgin görme azalması,
  • okurken harflerin bazı bölümlerinin kaybolmaya başlaması

durumlarında rutin kontrol tarihini beklememek gerekir.

Özellikle daha önce kuru tip sarı nokta tanısı bulunan bir hastada bu tür yeni belirtiler yaş tipe geçiş açısından değerlendirilmelidir.

Sarı Nokta Hastalığında Tedavi ve Takibin Önemi

Sarı nokta hastalığında tedavinin amacı her zaman kaybedilmiş görmeyi tamamen geri getirmek değildir. Öncelikli hedef hastalığın ilerlemesini mümkün olduğunca kontrol etmek, mevcut görmeyi korumak ve merkezi görmenin daha fazla zarar görmesini engellemektir.

Bu nedenle erken tanı kadar düzenli takip de önemlidir.

Her hastanın hastalık tipi, OCT bulguları, görme düzeyi ve tedaviye verdiği yanıt farklı olduğundan takip aralıklarını ve tedavi planını kişiye özel olarak belirliyoruz.

Özellikle yaş tip makula dejenerasyonunda enjeksiyonların veya kontrollerin hastanın kendisini iyi hissettiği gerekçesiyle bırakılması doğru değildir. Hastalığın aktivitesini değerlendirirken hastanın şikâyetlerinin yanı sıra retina muayenesi ve OCT bulgularının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Sarı Noktası Olan Hastalara Öneriler

Sarı nokta hastalığında en önemli konulardan biri, hastanın yalnızca tedavi sırasında değil, tedaviler arasında da kendi görmesini takip etmesidir.

Özellikle 55 yaş üzerinde olan, ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan veya hastalık açısından risk faktörleri taşıyan kişilere düzenli göz muayenesini öneriyoruz. Yaşa bağlı makula dejenerasyonu erken dönemde herhangi bir belirti vermeyebileceği için görmede değişiklik ortaya çıkmasını beklememek önemlidir.

Sigara kullanılmaması, sağlıklı ve sebze açısından zengin beslenme, düzenli balık tüketimi, fiziksel olarak aktif olunması, tansiyon ve kolesterolün kontrol altında tutulması önemlidir.

Gerekli durumlarda ve uygun hastalarda vitamin destekleri önerebiliyoruz. Ancak vitamin desteğinin hastalığın evresine göre belirlenmesi gerekir. Özellikle AREDS2 içeriğine sahip destekler her sarı nokta hastası için rutin olarak kullanılmaz; daha çok belirli evrelerdeki hastalarda değerlendirilir.

Bunun yanında evde Amsler Grid testi ile görmenizi zaman zaman her iki gözü ayrı ayrı değerlendirerek takip etmeniz yararlı olacaktır. Bir gözünüzü kapatarak diğer gözünüzle çizgilere baktığınızda daha önce olmayan bir eğrilme, kırılma, dalgalanma, koyu veya boş bir alan fark ediyorsanız kontrolünüzü ertelemeyin.

Hastalarıma özellikle şunu söylüyorum: Sarı nokta hastalığında yalnızca “ne kadar görüyorum?” sorusuna odaklanmıyoruz. Görmede yeni bir değişiklik olup olmadığı bizim için çok önemlidir. Erken fark edilen değişiklikler, özellikle yaş tip sarı nokta hastalığında tedavinin zamanında başlanabilmesi açısından değer taşır.

Sarı Nokta Hastalığı Testi

Sarı Nokta Hastalığı Testi

Unutmayın: Sarı nokta hastalığı erken teşhisle kontrol altına alınabilir. Görmenizde değişiklik fark ettiğinizde vakit kaybetmeden göz doktorunuza başvurun.

Güncelleme Tarihi: 08.10.2026
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Editör
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Göz Hastalıkları Uzmanı
*Bu içerik, 12.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler genel sağlık bilgilendirmesi niteliğinde olup yönlendirme veya tedavi önerisi değildir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Tanı ve tedavi amacıyla mutlaka hekime başvurulmalı ve kişisel tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
google
Hasta Yorumları

Hakkımda yazılan tüm yorumlar Google üzerinden alınmıştır. Tedavi sürecimle ilgili gerçek deneyimlere göz atmak isterseniz hastalarımın paylaştığı bu geri bildirimler size fikir verebilir.

google
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Prof. Dr. Sirel Gür GüngörProf. Dr. Sirel Gür GüngörGöz Hastalıkları Uzmanı
+90531 486 2815
+90531 486 2815