Hakkımda yazılan tüm yorumlar Google üzerinden alınmıştır. Tedavi sürecimle ilgili gerçek deneyimlere göz atmak isterseniz hastalarımın paylaştığı bu geri bildirimler size fikir verebilir.
Katarakt Nedir? Belirtileri ve Katarakt Ameliyatı

Katarakt Nedir?
Katarakt, gözün doğal merceğinin saydamlığını kaybederek bulanıklaşması sonucunda görme kalitesinin azalmasına neden olan bir göz hastalığıdır. Normalde şeffaf olan göz merceği, ışığın retina üzerine doğru şekilde odaklanmasını sağlar. Katarakt geliştiğinde ise mercekte meydana gelen yapısal değişiklikler ışığın göze girişini ve retina üzerinde net bir görüntü oluşmasını engeller.
Katarakt genellikle yavaş ilerler. Başlangıç döneminde görme kaybı hafif olduğu için kişi tarafından fark edilmeyebilir. Zaman içinde bulanık görme, renklerin soluklaşması, gece görüşünde azalma, ışıklarda kamaşma ve gözlük numarasının sık değişmesi gibi şikâyetler ortaya çıkabilir.
Katarakt çoğunlukla yaşlanmaya bağlı olarak gelişse de yalnızca ileri yaş hastalığı değildir. Travma, diyabet, bazı ilaçların uzun süre kullanılması, geçirilmiş göz hastalıkları veya ameliyatları ve bazı doğumsal ya da genetik faktörler daha erken yaşta katarakt oluşmasına neden olabilir.
Katarakt ilerlediğinde görme kaybı günlük yaşamı, araç kullanmayı, okumayı ve kişinin bağımsızlığını etkileyebilir. Ancak günümüzde katarakt, uygun hastalarda cerrahi tedavi ile başarılı şekilde tedavi edilebilen bir hastalıktır.
Katarakt Belirtileri Nelerdir?
Kataraktın belirtileri mercekteki bulanıklığın derecesine ve yerine göre değişebilir. Başlangıçta yalnızca hafif görme değişiklikleri görülürken, katarakt ilerledikçe şikâyetler belirginleşir.
En sık görülen katarakt belirtileri şunlardır:
- Bulanık, puslu veya sisli görme
- Görme keskinliğinde giderek azalma
- Renklerin daha soluk veya sarımsı görünmesi
- Gece görmede zorlanma
- Gece araç kullanırken farlardan rahatsız olma
- Işıkların çevresinde kamaşma veya parlama
- Işıkların etrafında haleler görme
- Okuma ve yakın görmede zorlanma
- Gözlük numarasının sık değişmesi
- Tek gözle bakıldığında görüntülerin farklı veya çift algılanması
- Kontrast duyarlılığında azalma
Katarakt genellikle ağrı, belirgin kızarıklık veya akıntı gibi şikâyetlere neden olmaz. Bu nedenle görme kaybının yavaş gelişmesi, hastalığın uzun süre fark edilmemesine yol açabilir.
Görmede yeni başlayan veya giderek artan bir bulanıklık varsa bunun yalnızca katarakt nedeniyle olduğu düşünülmemelidir. Retina, sarı nokta, glokom veya kornea ile ilgili başka göz hastalıkları da benzer görme şikâyetlerine yol açabilir. Bu nedenle ayrıntılı göz muayenesi önemlidir.
Katarakt Hangi Yaşta Başlar?
Katarakt en sık yaşa bağlı olarak ortaya çıkar. Özellikle 60 yaş ve üzerindeki kişilerde görülme sıklığı artar. Bununla birlikte kataraktın belirli bir başlama yaşı yoktur ve bazı kişilerde daha erken yaşlarda gelişebilir.
Genç yaşta katarakt gelişmesine neden olabilecek faktörler arasında:
- Diyabet
- Göz travması
- Uzun süreli kortikosteroid kullanımı
- Daha önce geçirilmiş göz ameliyatları
- Göz içi iltihaplanmalar
- Bazı metabolik hastalıklar
- Yoğun ultraviyole maruziyeti
- Genetik yatkınlık
bulunur.
Bebeklerde ve çocuklarda görülen katarakt ise doğumsal veya çocukluk çağı kataraktı olarak değerlendirilir. Çocukluk döneminde görme gelişimini etkileyebileceğinden, erişkin kataraktından farklı şekilde ve daha erken değerlendirilmesi gerekir.
Katarakt Neden Olur?
Kataraktın en yaygın nedeni yaşlanmaya bağlı olarak göz merceğinde meydana gelen doğal değişikliklerdir. Göz merceğinin yapısındaki proteinler zaman içinde yapısal ve kimyasal değişikliklere uğrar. Bu süreç merceğin saydamlığının azalmasına ve ışığı daha düzensiz geçirmesine neden olur.
Ancak kataraktın gelişiminde tek bir neden bulunmayabilir. Başlıca risk faktörleri şunlardır:
Yaşlanma: Katarakt gelişimindeki en önemli risk faktörüdür. Yaş ilerledikçe göz merceğinde bulanıklık oluşma ihtimali artar.
Genetik yatkınlık: Ailesinde erken yaşta katarakt bulunan kişilerde hastalığın daha erken ortaya çıkma ihtimali artabilir.
Diyabet: Kan şekeri düzeylerinin uzun süre yüksek seyretmesi göz merceğinde yapısal değişikliklere neden olarak katarakt riskini artırabilir.
Göz travmaları: Göze alınan darbeler veya göz yaralanmaları travmatik katarakta yol açabilir. Bu tür katarakt bazen travmadan uzun süre sonra da ortaya çıkabilir.
Kortikosteroid kullanımı: Özellikle uzun süreli veya yüksek doz kortikosteroid kullanımı bazı katarakt tiplerinin gelişme riskini artırabilir.
Ultraviyole ışınları: Uzun süre yoğun güneş ışığına maruz kalmak katarakt gelişiminde rol oynayabilir. Güneş gözlüğü kullanımı gözlerin UV maruziyetini azaltmaya yardımcı olur.
Sigara: Sigara kullanımı oksidatif stres mekanizmaları üzerinden katarakt riskini artırabilir.
Göz içi hastalıkları: Üveit gibi bazı göz içi iltihapları katarakt gelişimine zemin hazırlayabilir.
Önceki göz ameliyatları: Bazı göz cerrahilerinden sonra ilerleyen dönemde katarakt gelişebilir.
Doğumsal ve metabolik nedenler: Bazı kalıtsal hastalıklar, metabolik bozukluklar veya gebelik dönemindeki bazı enfeksiyonlar çocukluk çağında katarakta neden olabilir.
Dolayısıyla katarakt; yaş, genetik özellikler, metabolik hastalıklar, çevresel faktörler, ilaçlar ve geçirilmiş göz hastalıklarının birlikte etkili olabildiği çok faktörlü bir hastalıktır.
Katarakt Nasıl Teşhis Edilir?
Katarakt tanısı ayrıntılı bir göz muayenesi ile konulur. Göz bebeği genişletilerek göz merceği ve gözün arka bölümleri değerlendirilir.
Muayene sırasında görme keskinliği ölçülür ve biyomikroskop adı verilen slit-lamp cihazı ile gözün ön segmenti ayrıntılı olarak incelenir. Gerektiğinde göz tansiyonu ölçümü, retina muayenesi ve gözün diğer yapılarının değerlendirilmesi de yapılır.
Kataraktın varlığı kadar, görme azalmasının ne kadarının katarakttan kaynaklandığının belirlenmesi de önemlidir. Çünkü özellikle ileri yaşlarda katarakta eşlik eden sarı nokta hastalığı, glokom veya retina problemleri görme düzeyini etkileyebilir.
Katarakt Nasıl Tedavi Edilir?
Kataraktın ilerlemiş doğal mercek bulanıklığını ortadan kaldıran ilaç veya göz damlası tedavisi bulunmamaktadır. Kataraktın kalıcı tedavisi, bulanıklaşmış doğal göz merceğinin cerrahi olarak çıkarılması ve yerine uygun bir göz içi lens yerleştirilmesidir.
Ancak katarakt tanısı konulduğu anda mutlaka hemen ameliyat olmak gerekmez. Kataraktın görme üzerindeki etkisi hafifse ve günlük yaşamı önemli ölçüde etkilemiyorsa doktor tarafından takip önerilebilir.
Katarakt ameliyatı, görme kaybı kişinin günlük yaşamını etkilemeye başladığında veya kataraktın başka bir göz hastalığının değerlendirilmesini ya da tedavisini güçleştirdiği durumlarda gündeme gelir.
Bu nedenle ameliyat kararı yalnızca görme keskinliğindeki belirli bir sayıya göre değil; kişinin görme ihtiyacı, şikâyetleri, göz sağlığı ve yaşam tarzı birlikte değerlendirilerek verilir.
Katarakt Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Günümüzde katarakt ameliyatında en sık kullanılan yöntem fakoemülsifikasyon (fako) tekniğidir. Ameliyat öncesinde göz bebeği damlalarla genişletilir ve göz, çoğunlukla uyuşturucu göz damlalarıyla lokal olarak anestezi edilir. Hasta genellikle ameliyat sırasında uyanıktır. Kornea kenarında oluşturulan küçük bir kesiden göz içine girilerek, saydamlığını kaybetmiş doğal mercek ultrason enerjisi kullanılarak küçük parçalara ayrılır ve aspire edilerek gözden çıkarılır.
Doğal mercek çıkarıldıktan sonra, hastanın göz yapısına ve görme ihtiyaçlarına göre önceden hesaplanmış yapay göz içi lens (IOL) aynı kesiden göz içine yerleştirilir. İşlem tamamlandığında kesi çoğu hastada kendiliğinden kapanır ve dikiş atılması gerekmez. Katarakt ameliyatı genellikle ağrısızdır; hasta işlem sırasında daha çok dokunma veya hafif basınç hissedebilir. Ameliyat çoğunlukla günübirlik olarak gerçekleştirilir ve hasta gerekli kısa süreli gözlemin ardından aynı gün evine gönderilir.
Katarakt Ameliyatında Lens Seçenekleri Nelerdir?
Katarakt ameliyatında doğal göz merceği çıkarıldığı için görme sistemine yeni bir optik lens yerleştirilmesi gerekir. Göz içi lens (IOL) seçimi ameliyatın en önemli aşamalarından biridir.
Lens seçimi yalnızca göz numarasına göre yapılmaz. Hastanın günlük yaşamı, mesleği, gece araç kullanma ihtiyacı, yakın çalışma alışkanlıkları, mevcut göz hastalıkları ve göz yapısı da değerlendirilir.
Monofokal Lens
Tek odaklı (monofokal) lensler, belirli bir mesafede net görüş sağlamayı hedefler. Genellikle uzak görüş için tercih edilir. Yakın mesafede, özellikle okuma sırasında gözlük ihtiyacı devam edebilir.
Multifokal ve Trifokal Lensler
Çok odaklı (multifokal/trifokal) lensler, farklı mesafelerde gözlüksüz görme ihtiyacını azaltmayı amaçlar. Uzak, orta ve yakın görüşü destekleyen seçenekler bulunabilir.
Bununla birlikte her hasta multifokal veya trifokal lens için uygun değildir. Bazı kişilerde ışık çevresinde haleler, kamaşma veya kontrast duyarlılığında azalma gibi optik etkiler görülebilir.
EDOF Lensler
Genişletilmiş odak derinliği sağlayan (EDOF) lensler, özellikle uzak ve orta mesafelerde gözlüksüz görüşü desteklemek amacıyla kullanılabilir. Yakın görüş performansı seçilen lensin özelliklerine göre değişebilir.
Torik Lensler
Kornea kaynaklı astigmatizması bulunan uygun hastalarda torik göz içi lensler kullanılabilir. Bu lensler astigmatizmanın düzeltilmesine katkı sağlayarak ameliyat sonrasında daha kaliteli bir görme elde edilmesini hedefler.
Lens seçimi kişiye özel yapılmalıdır. Her hasta için en gelişmiş veya en fazla odaklı lensin en iyi seçenek olduğu söylenemez.
Katarakt Ameliyatı Ne Kadar Sürer?
Katarakt ameliyatının kendisi çoğu vakada yaklaşık 15–30 dakika içinde tamamlanabilir. Bununla birlikte ameliyat öncesi hazırlık, gözün uyuşturulması, ölçümlerin değerlendirilmesi ve ameliyat sonrası gözlem nedeniyle klinikte geçirilen toplam süre daha uzun olabilir.
Katarakt cerrahisi genellikle günübirlik bir işlemdir ve hasta aynı gün evine dönebilir.
Ameliyat süresi; kataraktın sertliği, gözde eşlik eden hastalıklar, daha önce geçirilmiş ameliyatlar ve cerrahi sırasında karşılaşılan özel durumlara göre değişebilir.
Katarakt Ameliyatı Ağrılı mıdır?
Katarakt ameliyatı çoğunlukla damla anestezisi ile gerçekleştirildiğinden ciddi bir ağrı beklenmez. Hasta işlem sırasında tamamen uyutulmadan, çoğu zaman uyanık şekilde ameliyat edilir.
Ameliyat sonrasında ise ilk saatlerde veya günlerde hafif batma, yanma, sulanma, ışığa karşı hassasiyet veya yabancı cisim hissi görülebilir. Şiddetli ağrı ise normal kabul edilmez ve değerlendirilmesi gerekir.
Katarakt Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler
Katarakt ameliyatından sonra gözün iyileşme sürecini desteklemek ve enfeksiyon gibi komplikasyonların riskini azaltmak için doktorun önerilerine uyulmalıdır.
Genellikle şu noktalara dikkat edilir:
- Reçete edilen göz damlaları önerilen sıklıkta kullanılmalıdır.
- Göz ovalanmamalı ve göze baskı uygulanmamalıdır.
- İlk dönemde ağır kaldırma ve zorlayıcı fiziksel aktiviteler konusunda doktorun önerilerine uyulmalıdır.
- Göze kirli su kaçırılmamalıdır.
- Doktorun önerdiği süre boyunca göz makyajından kaçınılmalıdır.
- Kontrol muayeneleri aksatılmamalıdır.
- Gerekli görülürse gece gözün korunması için koruyucu aparat kullanılabilir.
Görmenin ne kadar sürede tamamen netleşeceği kişiden kişiye değişir. Bazı hastalarda görme kısa sürede belirgin şekilde düzelirken, gözün iyileşme süreci nedeniyle netleşmenin daha uzun sürdüğü durumlar da olabilir.
Katarakt Ameliyatından Sonra Tekrar Katarakt Gelişir mi?
Hayır. Katarakt ameliyatından sonra gerçek anlamda yeniden katarakt oluşmaz.
Ameliyat sırasında bulanıklaşmış doğal mercek çıkarıldığı için aynı mercekte yeniden katarakt gelişmesi mümkün değildir. Ancak doğal merceğin yerleştirildiği arka kapsül adı verilen ince zar zaman içinde hücre proliferasyonuna bağlı olarak bulanıklaşabilir.
Bu duruma arka kapsül opasifikasyonu (PCO) denir. Halk arasında genellikle “ikincil katarakt” veya “kataraktın tekrarlaması” olarak ifade edilir. Ancak teknik olarak bu durum yeni bir katarakt değildir.
İkincil Katarakt Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?
Katarakt ameliyatından aylar veya yıllar sonra görmenin yeniden bulanıklaşması, ışıkların dağılması veya kontrastın azalması arka kapsül opasifikasyonuyla ilişkili olabilir.
Tanı, göz muayenesi sırasında konulur.
Tedavide genellikle Nd:YAG lazer kapsülotomi uygulanır. Lazer ile bulanıklaşmış arka kapsülün merkezi bölümünde küçük bir açıklık oluşturulur. Böylece ışığın yeniden retina üzerine ulaşması sağlanır.
İşlem:
- Cerrahi kesi gerektirmez.
- Genellikle ağrısızdır.
- Kısa sürede tamamlanır.
- Günübirlik uygulanabilir.
- Uygun hastalarda görme kalitesinin yeniden artmasını sağlar.
Dolayısıyla katarakt ameliyatı sonrası görmenin yıllar içinde yeniden bulanıklaşması, her zaman kataraktın geri döndüğü anlamına gelmez.
Glokomlu Hastalarda Katarakt Ameliyatı Yapılabilir mi?
Evet, glokom bulunan hastalarda da katarakt ameliyatı yapılabilir. Ancak ameliyat planlaması glokomun tipine, evresine, göz içi basıncına, kullanılan ilaçlara ve optik sinirin durumuna göre yapılmalıdır.
Bazı hastalarda yalnızca katarakt ameliyatı yeterli olabilirken, bazı hastalarda katarakt cerrahisi ile birlikte glokoma yönelik ek cerrahi işlemler de değerlendirilebilir.
Özellikle ileri glokom bulunan hastalarda ameliyat öncesi ve sonrası göz içi basıncının yakından takip edilmesi önemlidir.
Ameliyatsız Katarakt Tedavisi Mümkün mü?
Günümüzde oluşmuş kataraktı ortadan kaldırarak doğal merceğin saydamlığını yeniden sağlayan kanıtlanmış bir ilaç veya göz damlası tedavisi bulunmamaktadır.
Gözlük kullanımı başlangıç dönemindeki görme kusurunu kısmen telafi edebilir; ancak bulanıklaşmış göz merceğini şeffaf hale getirmez.
Katarakt görmeyi günlük yaşamı etkileyecek düzeyde bozduğunda katarakt ameliyatı, görme kalitesini yeniden artırmak için temel tedavi seçeneğidir.
Katarakt Ameliyatı İçin Kataraktın Olgunlaşması Beklenmeli mi?
Hayır. Günümüzde katarakt ameliyatı için kataraktın tamamen olgunlaşmasının beklenmesi gerekmez.
Geçmişte kataraktın çok ilerlemesi beklenirken, modern cerrahi teknikler ve göz içi lens teknolojilerindeki gelişmeler sayesinde ameliyat kararı daha çok hastanın görme ihtiyacına ve yaşam kalitesine göre verilir.
Katarakt; okumayı, televizyon izlemeyi, araç kullanmayı, çalışma hayatını veya günlük aktiviteleri belirgin şekilde etkiliyorsa ameliyat zamanı göz doktoru tarafından değerlendirilebilir.
Katarakt Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
Katarakt ameliyatı günümüzde sık uygulanan ve yüksek başarı oranlarına sahip bir cerrahi olmakla birlikte her cerrahi işlem gibi bazı riskler taşır.
Komplikasyonların görülme ihtimali hastanın göz yapısına, mevcut göz hastalıklarına ve cerrahinin özelliklerine göre değişebilir.
Nadir de olsa enfeksiyon, göz içi basınç değişiklikleri, kornea ödemi, retina ile ilgili problemler, göz içi iltihaplanma, lensin konumuyla ilgili sorunlar veya görme beklentisinin tam olarak karşılanmaması gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle ameliyat öncesinde ayrıntılı göz muayenesi yapılması ve hastaya özel risklerin değerlendirilmesi önemlidir.
Katarakt Ameliyatından Sonra Görme Ne Zaman Düzelir?
Görmenin düzelme süresi kişiden kişiye değişir. Bazı hastalar ameliyattan kısa süre sonra belirgin bir görme artışı fark edebilir. Ancak gözün tamamen iyileşmesi ve görmenin stabilize olması daha uzun sürebilir.
Görme kalitesini yalnızca katarakt belirlemediğinden, eşlik eden retina hastalıkları, sarı nokta hastalığı, glokom, kornea problemleri veya göz siniri hastalıkları ameliyat sonrasındaki görme düzeyini etkileyebilir.
Bu nedenle ameliyat öncesinde yalnızca kataraktın değil, gözün bütününün değerlendirilmesi önem taşır.
Katarakt Ameliyatı Sonrası Gözlük Kullanılır mı?
Kullanılabilir. Gözlük ihtiyacı, ameliyatta tercih edilen göz içi lensin türüne ve hastanın göz yapısına göre değişir.
Monofokal lens ile ameliyat edilen hastalarda belirli bir mesafede gözlüksüz görüş sağlanabilirken, diğer mesafeler için gözlük gerekebilir. Multifokal, trifokal veya EDOF lenslerde gözlük ihtiyacı bazı hastalarda azalabilir ancak tamamen ortadan kalkacağı garanti edilemez.
Astigmatizması bulunan hastalarda ise torik lens seçeneği değerlendirilerek ameliyat sonrası gözlük ihtiyacının azaltılması hedeflenebilir.
Katarakt Ameliyatı Her İki Göze Aynı Anda Yapılır mı?
Katarakt her iki gözde de bulunabilir. Ancak ameliyatların aynı seansta mı yoksa farklı zamanlarda mı yapılacağı hastanın genel ve göz sağlığına, cerrahın tercihine ve klinik koşullara göre belirlenir.
Birçok durumda gözler farklı günlerde ameliyat edilir ve ilk gözün iyileşme süreci değerlendirilerek ikinci göz için planlama yapılır.
Katarakt Tedavisi İçin Ne Zaman Göz Doktoruna Başvurulmalı?
Görme kalitesinde giderek azalma, gece görüşünde bozulma, ışıklarda kamaşma veya günlük aktiviteleri etkileyen bulanık görme varsa göz muayenesi yapılmalıdır.
Özellikle daha önce katarakt tanısı konulmuşsa, kataraktın ne kadar ilerlediğinin ve görme kaybının başka bir göz hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığının değerlendirilmesi önemlidir.
Katarakt ameliyatının zamanı kişiden kişiye değişir. Karar; görme keskinliği, hastanın şikâyetleri, yaşam tarzı, gözün genel durumu ve beklentileri birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Katarakt Hakkında Sık Sorulan Sorular
Katarakt kendiliğinden geçer mi?
Hayır. Katarakt, göz merceğinde meydana gelen yapısal bir bulanıklık olduğu için kendiliğinden ortadan kalkmaz. Görme kaybı günlük yaşamı etkilediğinde temel tedavi katarakt cerrahisidir.
Katarakt gözlükle düzelir mi?
Gözlük, kataraktın neden olduğu görme kusurunu bazı hastalarda geçici olarak daha iyi hale getirebilir. Ancak göz merceğindeki bulanıklığı ortadan kaldırmaz.
Katarakt ameliyatı zor bir ameliyat mıdır?
Modern katarakt cerrahisi küçük kesilerle ve çoğunlukla günübirlik olarak uygulanır. Bununla birlikte her hastanın göz yapısı farklı olduğundan cerrahinin zorluk derecesi kişiye göre değişebilir.
Katarakt ameliyatından sonra katarakt tekrarlar mı?
Hayır. Doğal mercek çıkarıldığı için aynı mercekte yeniden katarakt oluşmaz. Ancak arka kapsülde bulanıklık gelişebilir. Bu durum “ikincil katarakt” olarak bilinir ve Nd:YAG lazer kapsülotomi ile tedavi edilebilir.
Katarakt ameliyatında en iyi lens hangisidir?
Tek bir lens tüm hastalar için en iyi seçenek değildir. Monofokal, multifokal, trifokal, EDOF veya torik lensler arasındaki seçim; göz yapısı, astigmatizma, retina durumu, günlük yaşam ve görme beklentilerine göre kişiselleştirilmelidir.
Katarakt ameliyatı ne zaman yapılmalıdır?
Kataraktın tamamen olgunlaşması beklenmek zorunda değildir. Görme kaybı kişinin günlük yaşamını, işini, okumasını veya güvenli araç kullanmasını etkilediğinde ameliyat zamanı değerlendirilir.
Sonuç
Katarakt, özellikle yaşlanmayla birlikte sık görülen ve gözün doğal merceğinin saydamlığını kaybetmesi sonucunda görme kalitesini azaltan bir hastalıktır. Bulanık görme, gece görüşünde azalma, ışık kamaşması ve renklerin soluklaşması en sık karşılaşılan belirtilerdendir.
Katarakt başlangıç döneminde takip edilebilir; ancak görme kaybı günlük yaşamı etkilemeye başladığında cerrahi tedavi gündeme gelir. Günümüzde fakoemülsifikasyon tekniği ile bulanıklaşmış doğal mercek çıkarılarak yerine kişiye uygun bir göz içi lens yerleştirilebilir.
Ameliyatın başarısında yalnızca cerrahi teknik değil, ameliyat öncesi ayrıntılı değerlendirme, doğru göz içi lens seçimi ve ameliyat sonrası takip de önemli rol oynar. Bu nedenle katarakt ameliyatının zamanı ve kullanılacak lens, her hasta için ayrı ayrı planlanmalıdır.


