Prof. Dr. Sirel Gür GüngörMenü
Blog

Katarakt Ameliyatından Sonra Tekrar Bulanık Görme

Katarakt Ameliyatından Sonra Tekrar Bulanık Görme

Katarakt Ameliyatından Sonra Tekrar Bulanık Görme: Arka Kapsül Kesafeti (İkincil Katarakt)

Katarakt ameliyatından sonra görmenin yeniden bulanıklaşması birçok hastayı endişelendirebilir. Hastalar çoğu zaman “kataraktım tekrar oluştu” diye düşünse de aslında gerçek katarakt geri gelmez.

Bu durum genellikle göz içine yerleştirilen yapay merceğin arkasında bırakılan ince zarın zamanla matlaşmasına bağlı gelişir. Tıptaki adı “arka kapsül kesafeti” olan bu durum halk arasında “ikincil katarakt” olarak da bilinir.

Görmede sislenme, buğulanma, ışıklarda saçılma, gece görme zorluğu ve tekrar bulanık görme gibi şikâyetlere neden olabilir. Katarakt ameliyatından aylar hatta yıllar sonra ortaya çıkabilen bu durum, kısa süren ve ağrısız bir YAG lazer işlemi ile çoğu hastada hızlı ve etkili şekilde tedavi edilebilir.

Arka Kapsül Kesafeti Nedir?

Arka kapsül kesafeti (posterior kapsül opasifikasyonu) katarakt ameliyatının en sık görülen komplikasyonudur. Ancak bu durum gerçek kataraktın tekrar oluşması değildir.

Katarakt ameliyatı sonrası göz içine yerleştirilen yapay merceğin arkasında bırakılan kapsülün, lens epitel hücrelerinin göçü, çoğalması ve farklılaşması sonucu zamanla matlaşmasıyla gelişir. Özellikle görme merkezini etkilediğinde bulanık görme, sislenme, ışıklarda saçılma, kontrast kaybı ve gece görme zorluğu gibi belirgin görme şikâyetlerine neden olabilir.

Cerrahi tekniklerdeki ilerlemelere, göz içi mercek tasarımlarındaki gelişmelere ve arka kapsül kesafetini azaltmaya yönelik tedavilere rağmen bu durum günümüzde hâlâ katarakt ameliyatı sonrası önemli ve sık karşılaşılan bir sorun olmaya devam etmektedir.

Arka Kapsül Kesafeti İçin Risk Faktörleri

Arka kapsül kesafetinin daha erken ve hızlı gelişmesinde bazı risk faktörleri rol oynayabilir. Özellikle genç yaşta katarakt ameliyatı olan hastalarda lens epitel hücreleri daha aktif olduğu için arka kapsül kesafeti daha sık ve daha hızlı gelişebilir.

Diyabet hastalarında, göz içinde üveit gibi iltihabi hastalığı bulunanlarda ve retina cerrahisi geçiren kişilerde risk artabilir. Katarakt ameliyatı sırasında kapsülde kalan lens hücrelerinin fazla olması da gelişimi hızlandırabilir.

Kullanılan göz içi merceğinin materyali ve tasarımı da önemlidir; bazı mercek tiplerinde arka kapsül kesafeti daha az görülür. Ayrıca ameliyat sırasında oluşan komplikasyonlar, kapsül bütünlüğünün bozulması ve göz içi inflamasyonun fazla olması da süreci hızlandırabilir. Bazı hastalarda ise hiçbir belirgin risk faktörü olmadan aylar içinde gelişebilirken, bazı kişilerde yıllarca hiç oluşmayabilir.

Arka Kapsül Kesafeti Nasıl Teşhis Edilir?

Arka kapsül kesafeti tanısı genellikle biyomikroskop muayenesi sırasında kolaylıkla konulur. Göz doktoru, biyomikroskopla göz içine bakarak yapay merceğin arkasındaki kapsülde oluşan matlaşmayı değerlendirebilir. Ancak hastalarda görme azalması olduğu için muayene yalnızca bununla sınırlı kalmaz.

Görme düşüklüğüne neden olabilecek retina hastalıkları, sarı nokta hastalığı, diyabetik retinopati veya retina yırtığı gibi ek problemleri dışlamak amacıyla göz bebeği büyütülerek detaylı retina muayenesi de yapılır. Çünkü her görme azalmasının nedeni yalnızca arka kapsül kesafeti olmayabilir.

YAG Lazer Kapsülotomi

Tedavi: YAG Lazer Kapsülotomi

Arka kapsül kesafeti görmeyi belirgin şekilde etkiliyorsa tedavide en sık kullanılan yöntem Nd:YAG lazer kapsülotomidir. Bu işlemde lazer yardımıyla matlaşan arka kapsülde küçük bir açıklık oluşturularak ışığın yeniden net şekilde retinaya ulaşması sağlanır. İşlem genellikle poliklinik şartlarında uygulanır, ağrısızdır ve birkaç dakika sürer. Çoğu hastada görme kısa sürede belirgin şekilde düzelir.

Nd:YAG lazer güvenli ve etkili bir yöntem olsa da tamamen risksiz değildir. Nadir de olsa göz tansiyonunda yükselme, retina yırtığı veya retina dekolmanı, sarı noktada ödem (kistoid makula ödemi),göz içi merceğinde lazer izi oluşması, geçici göz içi iltihabı, kornea ödemi ve çok nadiren enfeksiyon gibi komplikasyonlar gelişebilir. Bu nedenle işlem öncesinde detaylı retina muayenesi yapılması önemlidir. Bazı hastalarda ise nadiren yeniden kesafet gelişebilir ve ikinci bir lazer işlemi gerekebilir.

Nd:YAG lazer kapsülotomi işlemi genellikle poliklinik şartlarında uygulanır ve hastanede yatış gerektirmez. İşlem öncesinde göz bebeği damlalarla büyütülür ve çoğu zaman göz tansiyonunun yükselmesini önlemek amacıyla antiglokomatöz damla uygulanır.

Lazer sırasında hasta biyomikroskopa benzer bir cihazın önüne oturur ve birkaç dakika içinde arka kapsülde merkezi bir açıklık oluşturulur. İşlem sonrasında ise kısa süreli steroidli damlalar kullanılarak oluşabilecek göz içi inflamasyon azaltılmaya çalışılır. Bazı hastalarda işlem sonrası göz tansiyonu kontrolü için antiglokomatöz damla tedavisine kısa süre devam edilebilir.

Güncelleme Tarihi: 27.05.2026
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Editör
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Göz Hastalıkları Uzmanı
*Bu içerik, 12.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler genel sağlık bilgilendirmesi niteliğinde olup yönlendirme veya tedavi önerisi değildir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Tanı ve tedavi amacıyla mutlaka hekime başvurulmalı ve kişisel tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Prof. Dr. Sirel Gür GüngörProf. Dr. Sirel Gür GüngörGöz Hastalıkları Uzmanı
+90531 486 2815
+90531 486 2815