Prof. Dr. Sirel Gür GüngörMenü
Göz Rahatsızlıkları

Gözde Roza (Oküler Rozasea)

Gözde Roza (Oküler Rozasea)

Roza Hastalığı (Oküler Rozasea) Nedir?

Roza, ciltte görülen, çoğunlukla yüzün orta bölümünü etkileyen, yaygın ve kronik bir cilt hastalığıdır. Oküler rozasea, rozasea hastalığının gözleri ve göz kapaklarını etkileyen bir formudur. Yüzde kızarıklık, yanak ve burunda damar belirginliği veya sivilce benzeri lezyonları bulunan kişilerde daha sık görülse de bazı hastalarda göz bulguları, cilt belirtilerinden önce ortaya çıkabilir.

Rozasealı hastalarda oküler tutulum sıklığına ilişkin tahminler büyük farklılık göstermekte ve bu oranın %6 ile %72 arasında değiştiği bildirilmektedir. Oküler rozasea; gözlerde kızarıklık, yanma, batma ve kaşıntıya neden olan kronik bir göz yüzeyi hastalığıdır ve yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Hastalığın özellikle kolay kızaran, yüzünde ani sıcaklık artışı veya kızarma atakları yaşayan kişilerde daha sık geliştiği düşünülmektedir.

Oküler rozasea aslında yeterince tanınmamaktadır ve uygun şekilde tedavi edilmediğinde kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebilir. Hastalık özellikle çocuklarda ve koyu cilt tonuna sahip kişilerde gözden kaçabilmektedir.

Hastalığın kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, uygun tedavi ve düzenli göz bakımı ile belirtiler büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir. Bu nedenle erken tanı ve uygun tedavi, şikayetlerin kontrol altına alınmasında büyük önem taşımaktadır.

Göz Rozası Neden Olur?

Oküler rozaseanın (göz rozasının) kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak hastalığın ortaya çıkmasında genetik, çevresel ve bağışıklık sistemi ile ilişkili birçok faktörün rol oynadığı düşünülmektedir.

1. Meibomian Bezi Fonksiyon Bozukluğu

Göz kapaklarında bulunan ve gözyaşının yağ tabakasını üreten meibomian bezlerinde gelişen fonksiyon bozukluğu, gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına ve göz yüzeyinde kronik iltihaplanmaya neden olabilir. Bu durum, oküler rozaseanın en önemli mekanizmalarından biri olarak kabul edilmektedir.

2. Bağışıklık Sistemi ve İltihabi Yanıt

Bazı kişilerde bağışıklık sisteminin aşırı çalışması, göz kapakları ve göz yüzeyinde kronik inflamasyona yol açabilir. İnflamatuar mediyatörlerdeki artış, gözlerde kızarıklık, yanma ve tahrişe neden olur.

3. Genetik Yatkınlık

Rozasea, aile öyküsü bulunan kişilerde daha sık görülmektedir. Bu durum, hastalığın gelişiminde genetik faktörlerin de etkili olabileceğini düşündürmektedir.

4. Demodex Akarları

Ciltte ve kirpik diplerinde doğal olarak bulunan Demodex akarlarının sayısındaki artışın, göz kapağı iltihabını tetikleyerek oküler rozasea gelişimine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.

5. Çevresel ve Yaşam Tarzı Faktörleri

Bazı faktörler hastalığın ortaya çıkmasına veya mevcut belirtilerin alevlenmesine neden olabilir. Bunlar arasında:

  • Güneş ışığına maruz kalma
  • Sıcak hava ve ani sıcaklık değişiklikleri, sıcak banyo veya sauna
  • Baharatlı yiyecekler, sıcak yiyecek ve içecekler, alkol
  • Stres, öfke ve utanma gibi duygular
  • Ağır egzersiz
  • Yoğun ekran kullanımı
  • Rüzgâr ve kuru hava

yer almaktadır.

Bazı araştırmalar, cilt rozaseası ile mide-bağırsak enfeksiyonlarına neden olabilen Helicobacter pylori bakterisi arasında olası bir ilişki bulunduğunu göstermiştir. Ancak bu ilişki meta analizlerde tam olarak kanıtlanamamıştır.

Gözde Roza Belirtileri Nelerdir?

Gözde roza, gözleri ve göz kapaklarını etkileyen kronik, iltihabi bir göz yüzeyi hastalığıdır. Belirtiler çoğunlukla her iki gözde görülür ve dönem dönem artıp azalabilir. Oküler rozaseanın en sık görülen belirtileri şunlardır:

  • Gözlerde kızarıklık
  • Yanma, batma ve kaşıntı
  • Göz kuruluğu
  • Gözde kum veya yabancı cisim varmış hissi
  • Sulanma
  • Işığa karşı hassasiyet
  • Zaman zaman bulanık görme
  • Göz kapaklarında kızarıklık ve şişlik
  • Kirpik diplerinde kabuklanma ve kepeklenme
  • Göz kapağı kenarındaki damarların belirginleşmesi
  • Tekrarlayan arpacık veya şalazyon
  • Kontakt lens kullanımında rahatsızlık

Oküler rozaseada göz kapaklarındaki meibomian bezlerinin işlevi bozulabilir. Bunun sonucunda gözyaşının yağ tabakası yetersiz kalır, gözyaşı daha hızlı buharlaşır ve kuru göz belirtileri ortaya çıkar. Bazı hastalarda göz şikâyetleri, yüzde kızarıklık ve sivilce benzeri cilt bulgularından önce başlayabilir.

Şiddetli göz ağrısı, belirgin ışık hassasiyeti, görmede azalma veya geçmeyen göz kızarıklığı gelişmesi durumunda kornea tutulumu gibi daha ciddi sorunların dışlanması için göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Gözde Roza İçin Risk Faktörleri

Oküler rozasea, cilt rozaseası bulunan kişilerde daha sık görülür. Bununla birlikte bazı hastalarda yüzde kızarıklık, kılcal damar belirginleşmesi veya sivilce benzeri lezyonlar olmadan da ortaya çıkabilir. Hatta gözlerdeki yanma, batma, kızarıklık ve kuruluk gibi belirtiler, cilt bulgularından önce başlayabilir ve rozaseanın ilk işareti olabilir.

Cilt rozaseası kadınlarda erkeklere göre daha sık görülürken oküler rozasea kadınları ve erkekleri benzer oranlarda etkileyebilir. Hastalık, özellikle açık tenli, kolay kızaran ve güneşe karşı hassas kişilerde daha yaygındır.

Ailesinde rozasea öyküsü bulunanlarda ve yüzünde tekrarlayan kızarma atakları yaşayanlarda risk artabilir. Güneş ışığı, sıcak hava, rüzgâr, baharatlı yiyecekler, alkol, stres, yoğun egzersiz ve sıcak banyo gibi etkenler hastalığın doğrudan nedeni değildir; ancak mevcut göz ve cilt belirtilerinin alevlenmesine yol açabilir.

Gözde Rozanın Yol Açabileceği Komplikasyonlar

Roza, özellikle gözyaşının hızlı buharlaşmasına bağlı kuru göz geliştiğinde gözün saydam ön tabakası olan korneayı etkileyebilir. Kornea tutulumu; gözde ağrı, batma, ışığa karşı hassasiyet ve bulanık görme gibi şikâyetlere yol açabilir.

Göz kapaklarının iltihaplanması olarak tanımlanan blefarit, kirpiklerin yanlış yöne uzamasına veya göz yüzeyine temas etmesine neden olabilir. Bu durum korneada sürekli tahrişe, yüzey hasarına ve tekrarlayan enfeksiyonlara yol açabilir. İleri vakalarda korneada iltihaplanma, yara gelişimi, incelme, damarlanma veya kalıcı bulanıklık görülebilir.

Oküler rozaseaya bağlı kornea komplikasyonları nadir olmakla birlikte zamanında tedavi edilmediğinde kalıcı görme azalmasına neden olabilir. Bu nedenle şiddetli göz ağrısı, artan ışık hassasiyeti, ani veya ilerleyici görme azalması ve geçmeyen göz kızarıklığı geliştiğinde gecikmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Oküler Rozasea Tanısı Nasıl Konulur?

Oküler rozasea tanısı, hastanın şikâyetleri, tıbbi öyküsü ve ayrıntılı göz muayenesi birlikte değerlendirilerek konulur. Oküler rozaseayı tek başına kesin olarak gösteren özel bir kan testi veya laboratuvar incelemesi bulunmamaktadır.

Biyomikroskop adı verilen özel bir mikroskopla göz yüzeyi ve kornea ayrıntılı olarak incelenir. Gerektiğinde gözyaşı miktarı ve kalitesi, gözyaşı kırılma zamanı ve korneada yüzey hasarı olup olmadığı değerlendirilir. Göz yüzeyindeki hasarı göstermek amacıyla floresan gibi özel boyalar kullanılabilir. Bazı hastalarda meibografi ile meibomian bezlerinin yapısı da görüntülenebilir.

Tanı sırasında yüzde tekrarlayan kızarma, yanak ve burunda kalıcı kızarıklık, kılcal damar belirginliği veya sivilce benzeri lezyonların bulunması oküler rozaseayı destekleyebilir. Ancak cilt bulgularının olmaması hastalığı dışlamaz; bazı kişilerde göz belirtileri cilt rozaseasından önce başlayabilir.

Oküler rozaseaya eşlik eden kuru gözü değerlendirmek için gözyaşı kırılma zamanı (TBUT),gözyaşı miktarını ölçen Schirmer testi ve kornea ile konjonktiva yüzeyindeki hasarı gösteren floresan veya lissamin yeşili boyama testleri uygulanabilir. Ayrıca gözyaşı menisküs yüksekliği, gözyaşı osmolaritesi ve göz yüzeyi inflamasyon belirteçleri değerlendirilebilir; meibomian bezlerinin yapısı meibografiyle görüntülenerek bez kaybı, tıkanıklık ve salgı kalitesi incelenebilir. Hastanın yakınmalarının şiddetini belirlemek için OSDI gibi kuru göz anketlerinden de yararlanılabilir.

Kliniğimizde bulunan gelişmiş kuru göz ve meibografi cihazı ile gözyaşı tabakası ve göz kapaklarındaki meibomian bezleri ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir. Cihazla gözyaşı kırılma zamanı ölçülebilir, göz yüzeyinin görüntülemesi yapılabilir ve meibomian bezlerindeki tıkanıklık veya bez kaybı saptanabilir. Elde edilen veriler; Schirmer testi, göz yüzeyi boyamaları ve OSDI anketi gibi diğer değerlendirmelerle birlikte incelenerek kuru gözün tipi ve şiddeti belirlenir, kişiye özel tedavi planı oluşturulur.

Gözde Roza (Oküler Rozasea)

Gözde Roza (Oküler Rozasea) Tedavisi

Oküler rozasea tedavisinde amaç; göz yüzeyindeki iltihabı azaltmak, meibomian bezlerinin daha sağlıklı çalışmasını sağlamak ve kuruluk, yanma, batma gibi yakınmaları kontrol altına almaktır. Tedavi planı, göz kapağı bulgularına, kuru gözün şiddetine ve korneanın etkilenip etkilenmediğine göre kişiye özel olarak hazırlanır. Hastalık tekrarlayabildiği için yalnızca şikâyetlerin arttığı dönemlerde değil, belirtilerin hafiflediği zamanlarda da düzenli göz bakımı önem taşır.

Tedavinin ilk aşamasında göz kapağı kenarlarının temizlenmesi, uygun sıcak kompres uygulanması ve meibomian bezlerine nazik masaj yapılması önerilebilir. Bu uygulamalar, bezlerin içinde koyulaşan yağ salgısının dışarı çıkmasını kolaylaştırarak gözyaşının hızlı buharlaşmasını azaltmaya yardımcı olur. Kuru göz yakınmalarında, hastanın ihtiyacına göre koruyucu madde içermeyen suni gözyaşları veya göz yüzeyinde daha uzun süre kalan jel formundaki ürünler kullanılabilir.

Göz kapağı ve göz yüzeyindeki inflamasyonun belirgin olduğu hastalarda antibiyotikli damla veya pomatlar, kısa süreli kortizon içeren damlalar ya da siklosporin gibi inflamasyonu düzenleyen ilaçlar tercih edilebilir. Daha ileri veya tekrarlayan olgularda doksisiklin ve benzeri ağızdan alınan ilaçlardan yararlanılabilir. Bu tedaviler, bakterileri azaltmanın yanı sıra meibomian bezlerindeki iltihabın ve salgı bozukluğunun kontrol altına alınmasına da yardımcı olabilir. İlaçların seçimi, dozu ve kullanım süresi mutlaka göz hastalıkları uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Gözde Roza (Oküler Rozasea) IPL Tedavisi 1

Meibomian bezlerinde belirgin tıkanıklık bulunan hastalarda, klinikte uygulanan yoğun atımlı ışık tedavisi (IPL) ve düşük seviyeli ışık tedavisi (LLLT) uygulanabilir. Bu yöntemler göz kapağı çevresindeki inflamasyonu azaltmayı, bezlerin salgı kalitesini iyileştirmeyi ve gözyaşı tabakasının daha dengeli hâle gelmesini sağlamayı amaçlar. Hangi hastanın bu tedavilerden yarar görebileceğine kuru göz testleri ve meibografi sonuçları değerlendirilerek karar verilir.

Gözde Roza (Oküler Rozasea) IPL Tedavisi 2

Tedavinin başarısı için kişisel tetikleyicilerin belirlenmesi de önemlidir. Güneş, rüzgâr, aşırı sıcak ortamlar, baharatlı yiyecekler, alkol, stres ve yoğun egzersiz bazı kişilerde yakınmaları artırabilir. Alevlenme dönemlerinde kontakt lens ve göz makyajına ara verilmesi; makyaj ürünlerinin ise yağsız, kokusuz ve hassas gözlere uygun olarak seçilmesi önerilir.

Kornea etkilenmişse daha yoğun tedavi ve yakın takip gerekebilir. Göz ağrısı, belirgin ışık hassasiyeti, geçmeyen kızarıklık veya görmede azalma ortaya çıktığında vakit kaybetmeden göz muayenesi yapılmalıdır. Oküler rozasea kronik seyirli olsa da düzenli bakım, uygun ilaçlar ve gerekli hastalarda cihaz destekli uygulamalarla çoğunlukla başarılı şekilde kontrol altında tutulabilir.

Oküler rozasea yalnızca göz kuruluğu veya göz kapağı hastalığı değildir; bağışıklık sistemi, damar ve sinir sistemi ile göz yüzeyi mikrobiyomundaki değişikliklerin rol oynadığı kronik inflamatuvar bir hastalıktır. Tedavide göz kapağı ve cilt hijyeni, tetikleyici faktörlerden kaçınma, kuru göz tedavileri ve gerekli durumlarda ilaç kullanımını içeren basamaklı bir yaklaşımla planlanması önerilmektedir. Özellikle çocuklarda hastalığın geç tanınabildiğini ve tedavi geciktiğinde kornea hasarı gibi ciddi sonuçların gelişebileceğini unutmamak gerekir. Biyolojik ilaçlar ve hedefe yönelik yeni tedavilerin ise gelecekte kişiye özel tedavi seçenekleri sunabileceğini belirtilmektedir.

Oküler rozasea tedavisinde farklı yöntemlerin birlikte kullanılmasının hastaların büyük bölümünde belirgin iyileşme sağladığı bildirilmiştir. Lokal antimikrobiyal ilaçlar, ağızdan kullanılan antibiyotikler, yoğun atımlı ışık (IPL) uygulaması ve siklosporin içeren göz damlaları etkili tedavi seçenekleri arasında öne çıkmıştır. Bununla birlikte tedavi; hastalığın şiddetine, kuru göz ve meibomian bezi tutulumuna ve korneanın durumuna göre kişiye özel olarak planlanmalıdır.

Pediatrik Oküler Rozasea

Pediatrik oküler rozasea, çocuklarda göz kapaklarını ve göz yüzeyini etkileyen kronik inflamatuvar bir hastalıktır. Erişkinlere göre daha seyrek tanınmasına rağmen çocukluk çağında da görülebilir. Yüzde kızarıklık, kılcal damar belirginliği veya sivilce benzeri tipik cilt bulguları her çocukta bulunmayabilir. Göz belirtileri cilt bulgularından aylar, hatta yıllar önce başlayabildiğinden tanı gecikebilir.

Çocuklarda hastalık; tekrarlayan göz kızarıklığı, yanma, batma, sulanma, ışık hassasiyeti ve bulanık görmeyle kendini gösterebilir. Göz kapağı kenarında kızarıklık ve damar belirginleşmesi, kirpik diplerinde kabuklanma, sık tekrarlayan arpacık veya şalazyon ve tedaviye dirençli blefarit önemli belirtiler arasındadır. Bazı çocuklarda meibomian bezlerinin işlevi bozulabilir ve buna bağlı olarak buharlaşmaya bağlı kuru göz gelişebilir.

Pediatrik oküler rozaseada kornea tutulumu erişkinlere göre daha ciddi seyredebilir. Tekrarlayan inflamasyon; korneada yüzey hasarı, infiltrasyon, incelme, yara, damarlanma veya kalıcı bulanıklığa neden olabilir. Bu değişiklikler görme keskinliğini azaltabileceği gibi, küçük çocuklarda göz tembelliği gelişme riskini de artırabilir. Bu nedenle ağrı, belirgin ışık hassasiyeti veya görmede azalma bulunan çocukların gecikmeden değerlendirilmesi gerekir.

Tanı; çocuğun şikâyetleri, tekrarlayan göz hastalıkları öyküsü ve ayrıntılı göz muayenesiyle konulur. Göz kapağı kenarları, meibomian bezleri, gözyaşı tabakası ve kornea biyomikroskopla değerlendirilir. Gerektiğinde gözyaşı kırılma zamanı, göz yüzeyi boyamaları ve meibografi gibi kuru göz incelemelerinden yararlanılabilir. Benzer bulgulara yol açabilen alerjik göz hastalıkları, enfeksiyonlar ve diğer inflamatuvar hastalıklar da ayırıcı tanıda dikkate alınır.

Tedavi, hastalığın şiddetine ve kornea tutulumuna göre kişiye özel planlanır. Düzenli göz kapağı temizliği, uygun sıcak kompres ve suni gözyaşı kullanımı tedavinin temelini oluşturabilir. Gerektiğinde antibiyotikli veya inflamasyonu azaltan göz damlaları ile yaşa ve çocuğun genel sağlık durumuna uygun sistemik ilaçlar kullanılabilir. İlaç seçimi ve tedavi süresi çocuklarda mutlaka göz hastalıkları uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Çocukluk çağı oküler rozaseası tedavi sonrasında yeniden alevlenebileceği için düzenli takip önemlidir. Özellikle sık tekrarlayan şalazyon, tedaviye dirençli blefarit, ışık hassasiyeti veya açıklanamayan kornea bulguları bulunan çocuklarda pediatrik oküler rozasea olasılığı akılda tutulmalıdır. Erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı kornea hasarının ve görme kaybının önlenmesine yardımcı olabilir.

Çocuklarda sistemik antibiyotik tedavisi planlanırken, dişlerde kalıcı renklenme ve gelişmekte olan kemik-diş dokuları üzerindeki olası etkileri nedeniyle özellikle küçük yaş grubunda klasik tetrasiklinler tercih edilmez. Gerektiğinde çocuğun yaşına ve klinik bulgularına uygun makrolid grubu antibiyotikler gibi alternatifler değerlendirilebilir. Antibiyotik seçimi, dozu ve tedavi süresi göz hastalıkları uzmanı ile çocuk sağlığı uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Kaynaklar;

  1. Gao Y, Yang XJ, Zhu Y, Yang M, Gu F. Association between rosacea and helicobacter pylori infection: A meta-analysis. PLoS One. 2024. Apr 4;19(4):e0301703.
  2. Jørgensen AR, Egeberg A, Gideonsson R, Weinstock LB, Thyssen EP, Thyssen JP. Rosacea is associated with Helicobacter pylori: a systematic review and meta-analysis. J Eur Acad Dermatol Venereol. 2017 Dec;31(12):2010-2015.
  3. Mohamed-Noriega K, Loya-Garcia D, Vera-Duarte GR, Morales-Wong F, Ortiz-Morales G, Navas A, Graue-Hernandez EO, Ramirez-Miranda A.Cornea. Ocular Rosacea: An Updated Review. 2025 Apr 1;44(4):525-537.
  4. Redd TK, Seitzman GD. Ocular rosacea. Curr Opin Ophthalmol. 2020 Nov;31(6):503-507
  5. Avraham S, Khaslavsky S, Kashetsky N, Starkey SY, Zaslavsky K, Lam JM, Mukovozov I.Treatment of ocular rosacea: a systematic review. J Dtsch Dermatol Ges. 2024 Feb;22(2):167-174
  6. Khaslavsky S, Starkey SY, Avraham S, Kashetsky N, Mukovozov I. Treatment of pediatric ocular rosacea: A systematic review. Ann Dermatol Venereol. 2023 Sep;150(3):199-201.
Güncelleme Tarihi: 24.07.2026
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Editör
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Göz Hastalıkları Uzmanı
*Bu içerik, 12.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler genel sağlık bilgilendirmesi niteliğinde olup yönlendirme veya tedavi önerisi değildir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Tanı ve tedavi amacıyla mutlaka hekime başvurulmalı ve kişisel tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
google
Hasta Yorumları

Hakkımda yazılan tüm yorumlar Google üzerinden alınmıştır. Tedavi sürecimle ilgili gerçek deneyimlere göz atmak isterseniz hastalarımın paylaştığı bu geri bildirimler size fikir verebilir.

google
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Prof. Dr. Sirel Gür GüngörProf. Dr. Sirel Gür GüngörGöz Hastalıkları Uzmanı
+90531 486 2815
+90531 486 2815