Prof. Dr. Sirel Gür GüngörMenü
Retina

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda (Sarı Nokta) Yeni Tedaviler

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda (Sarı Nokta) Yeni Tedaviler

Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda (Sarı Nokta Hastalığında) Yeni Tedaviler

Neredeyse yirmi yıldır, biz göz hekimleri, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun (YBMD) yaş tipini düzenli göz içi enjeksiyonlarıyla, kuru tipini ise antioksidan vitamin destekleriyle tedavi etmekteyiz. Bu tedaviler, görmeyi tehdit eden bu hastalığın seyrini yavaşlatabilmekte ve bazı olgularda durdurulabilmektedir.

Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu merkezi görmeyi tehdit eden en sık hastalıktır. İlaç tedavisindeki yenilikler, uzun etkili ilaç salınım sistemleri ve gelişmekte olan gen ve hücre temelli yaklaşımlar, hem tedavi etkinliğini artırmayı hem de hastaların tedavi yükünü azaltmayı hedeflemektedir.

Yaş Tip Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda Yeni Tedaviler

Yaş tip yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD),retinanın altında anormal ve yeni kan damarlarının gelişmesiyle ortaya çıkar. Bu damarlar kan veya sıvı sızdırarak retinada hasara yol açar. Yaş tip YBMD’de görme kaybı, kuru tipe kıyasla daha hızlı ilerler ve acil tedavi gerektirir.

Bilim insanları, yaş tip yaşa bağlı makula dejenerasyonunda hastalığa yol açan bu süreci hedef alan ilaçlar geliştirmeye başlamıştır. Bu tedaviler, anormal damar oluşumunda önemli rol oynayan vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) adlı proteini bloke eder. Anti-VEGF tedavilerin geliştirilmesinden önce, yaş tip YBMD’si olan hastaların büyük bir kısmında ciddi görme kaybı ya da merkezi körlük neredeyse kaçınılmazdı.

Anti-VEGF tedavilerin klinik kullanıma girmesiyle birlikte, yaş tip YBMD tedavisinde çığır açıcı bir dönem başlamıştır. Bu tedaviler, hastaların büyük çoğunluğunda görmeyi stabilize etmekte veya iyileştirmekte oldukça etkilidir. Ancak etkinliğin sürdürülebilmesi için göz içine düzenli aralıklarla enjeksiyon uygulanması gerekmektedir.

Günümüzde ise daha uzun etkili tedaviler ve hatta hastalığı kalıcı olarak kontrol altına almayı hedefleyen yeni yaklaşımlar üzerinde yoğun çalışmalar devam etmektedir. Bu gelişmeler, yaşa bağlı makula dejenerasyonu olan hastalar için geleceğe dair güçlü bir umut sunmaktadır.

Çoğu hastada görmenin korunabilmesi için enjeksiyonların ayda bir veya iki ayda bir düzenli olarak uygulanması gerekmektedir. Bu tedavi takvimi, özellikle başka sağlık sorunları olan, ileri yaştaki ve göz muayenesi için başkalarına bağımlı olan hastalar için sürdürülmesi zor olabilmektedir.

Yaş Tip Sarı Nokta Hastalığı İçin Daha Uzun Etkili Tedaviler

Yaş tip yaşa bağlı makula dejenerasyonunda, yüksek doz aflibersept içeren yeni tedavi yaklaşımları, ilacın göz içinde daha uzun süre etkili kalmasını hedeflemektedir. Bu sayede uygun hastalarda enjeksiyon aralıkları 3–4 aya kadar uzatılabilmektedir.

Bir diğer yeni etken madde olan farisimab, hastalığın iki temel mekanizmasını aynı anda hedefler. Hem vasküler endotelyal büyüme faktörünü (VEGF) hem de anjiyopoietin-2’yi baskılayarak etki gösterir. Göz içine enjeksiyon şeklinde uygulanır ve klinik çalışmalarda birçok hastada tedavi aralıklarının 3–4 aya kadar uzatılabildiği bildirilmiştir.

Bu gelişmeler, tedavi etkinliğini korurken enjeksiyon sıklığını azaltmayı ve hasta uyumunu artırmayı amaçlamaktadır.

Gelecekteki Tedaviler

Tirozin kinaz inhibitörleri (TKİ’ler) henüz rutin klinik kullanımda değildir; ancak yaş tip YBMD tedavisinde anti-VEGF enjeksiyonlarının sıklığını azaltma potansiyeli nedeniyle araştırılmaktadır. Uygun hastalarda tedavi aralıklarının birkaç aya kadar uzatılabileceği öngörülmektedir.

Gen tedavisi, yaş tip YBMD için umut vaat eden bir başka yaklaşımdır. Amaç, gözün kendi anti-VEGF ilacını üretmesini sağlayarak tek seferlik veya uzun süreli bir tedavi sunmaktır. Bu yöntemler cerrahi ya da standart göz içi enjeksiyona benzer uygulamalarla araştırılmaktadır. Ancak gen tedavisinin uzun dönem etkinliği henüz net değildir; yüksek maliyetli olması ve her hasta için uygun olmaması da olasıdır.

Kuru Tip Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonunda Yeni Tedaviler

Yaşa bağlı makula dejenerasyonu (YBMD) hastalarının yaklaşık %80’inde hastalık kuru tip olarak görülür. Kuru tip YBMD, makulanın yaşla birlikte incelmesi ve/veya drusen adı verilen küçük protein birikimlerinin oluşması sonucu ortaya çıkar. Hastalar zamanla merkezi görmelerini yavaş yavaş kaybedebilir; bu durum günlük yaşamda bağımsızlığı zorlaştırabilir.

Orta evre hastalıkta, AREDS2 olarak bilinen antioksidan vitamin kombinasyonlarının görme kaybı riskini azalttığı gösterilmiştir. İleri evre kuru tip YBMD, coğrafik atrofi (GA) olarak adlandırılır ve yakın zamana kadar bu evre için etkili bir tedavi seçeneği bulunmamaktaydı. Günümüzde ise bu hastalar için iki yeni tedavi seçeneği klinik kullanıma girmiştir ve daha önce seçeneği olmayan hastalar için umut vadetmektedir. Bununla birlikte, bu tedavilerin bazı özel yönleri ve sınırlılıkları bulunduğundan, retina uzmanı ile ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi önemlidir.

Kuru tip YBMD’de bağışıklık sistemini hedefleyen tedaviler, hastalığın gelişiminde rol oynayan kompleman sistemini baskılamayı amaçlamaktadır. Bu tedaviler göz içine enjeksiyon şeklinde uygulanır ve coğrafik atrofinin ilerlemesini yavaşlatabilir. Ancak mevcut veriler, bu tedavilerin görmeyi artırmadığını ve görme kaybını tamamen engellemediğini göstermektedir. Ayrıca hafiften ciddiye değişebilen yan etkiler görülebileceğinden, tedavi kararı retina uzmanı ile birlikte değerlendirilmelidir.

Hücre yenilemeye yönelik yaklaşımlar ise ileri evre kuru tip YBMD’de hasarlanan retina hücrelerinin yerine yeni hücrelerin konmasını hedefler. Kök hücre temelli tedaviler araştırma aşamasındadır ve erken klinik çalışmalarda güvenli görünmektedir; ancak etkinliklerinin netleşmesi ve rutin kullanıma girmesi için uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç vardır.

Bunlara ek olarak, görme destek teknolojileri (retinal implantlar ve artırılmış gerçeklik sistemleri gibi) üzerinde de çalışmalar sürmektedir. Ancak bu yöntemler henüz rutin klinik kullanımda değildir ve daha fazla bilimsel kanıt gerektirmektedir.

Güncelleme Tarihi: 06.02.2026
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Editör
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Göz Hastalıkları Uzmanı
*Bu içerik, 12.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler genel sağlık bilgilendirmesi niteliğinde olup yönlendirme veya tedavi önerisi değildir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Tanı ve tedavi amacıyla mutlaka hekime başvurulmalı ve kişisel tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
google
Hasta Yorumları

Hakkımda yazılan tüm yorumlar Google üzerinden alınmıştır. Tedavi sürecimle ilgili gerçek deneyimlere göz atmak isterseniz hastalarımın paylaştığı bu geri bildirimler size fikir verebilir.

google
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Prof. Dr. Sirel Gür GüngörProf. Dr. Sirel Gür GüngörGöz Hastalıkları Uzmanı
+90531 486 2815
+90531 486 2815