Hakkımda yazılan tüm yorumlar Google üzerinden alınmıştır. Tedavi sürecimle ilgili gerçek deneyimlere göz atmak isterseniz hastalarımın paylaştığı bu geri bildirimler size fikir verebilir.
Ön Üveitler

Üveit Nedir?
Üveit, göz içi dokuların iltihaplanması için kullanılan genel bir terimdir. Üveit tek bir hastalık değildir, birçok farklı hastalık sürecinin bir parçası olarak ortaya çıkabilir.
Üveit türleri; iltihabın gözün hangi bölümünü etkilediğine, tek gözde mi yoksa her iki gözde mi görüldüğüne, ani mi yoksa yavaş gelişimli mi olduğuna ve tedaviyle tamamen düzelip düzelmediğine göre farklı özellikler gösterir. İltihabın kısa sürede iyileşmesi akut veya tekrarlayan akut, uzun süreli ve tekrarlayıcı seyir göstermesi ise kronik üveit olarak tanımlanır. En sık görülen üveit türü akut ön üveittir.
Ön Üveit Nedir?
Ön üveit, üveanın ön (anterior) bölümünün iltihaplanması anlamına gelir ve bu durumda iris ve/veya siliyer cisim etkilenir. Siliyer cisim, gözün ön kamarasını dolduran ve görme için gerekli olan aköz hümör adlı sıvıyı üretir. Ön üveitte iltihap hücreleri çoğunlukla gözün ön kamarasında görülür. İltihap yalnızca irisi tutuyorsa iritis, iris ile birlikte siliyer cismi de tutuyorsa iridosiklitis olarak adlandırılır.
Akut hastalık, ani başlangıçlı ve sınırlı süreli bir seyir ile karakterizedir. Akut anterior üveit, ağrı, kızarıklık ve fotofobi (ışığa duyarlılık) gibi belirtilerle ortaya çıkar ve bu yakınmalar genellikle birkaç gün içinde hızla gelişir.
Uygun antiinflamatuar tedavi ile belirtiler çoğu hastada düzelir. Tedavi kademeli olarak azaltılıp kesildikten sonra en az 3 ay boyunca iltihaplanma tekrarlamazsa, hastalık sınırlı süreli (akut) olarak kabul edilir.
Akut ataklar tek bir kez görülebileceği gibi, 3 ay veya daha uzun bir süreden sonra yeniden ortaya çıkabilir; bu durum tekrarlayan akut üveit olarak tanımlanır. Buna karşılık, tedavi azaltıldığında veya kesildiğinde iltihabın (belirtilerle birlikte ya da belirtisiz) yeniden ortaya çıktığı ve süreklilik gösterdiği durumlar kronik üveit olarak adlandırılır.
Ön Üveit Neden Olur?
Akut anterior üveit, herhangi bir sistemik hastalıkla ilişkili olmaksızın izole bir tablo olarak ortaya çıkabileceği gibi, sistemik inflamatuar hastalıkların bir parçası olarak da görülebilir. Ayrıca herpes simpleks, varisella zoster veya sitomegalovirüs gibi lokalize oküler enfeksiyonların bir bulgusu olarak ya da nadiren ilaçlara bağlı reaksiyon şeklinde gelişebilir. Yetişkinlerde en sık eşlik eden sistemik durum, HLA-B27 genotipi ile ilişkili spondiloartritlerdir; bunlar arasında ankilozan spondilit, psoriatik artrit, reaktif artrit ve enteropatik artrit yer alır.
Ön üveitle birlikte görülebilen diğer sistemik hastalıklar arasında çocuklarda kronik ve sıklıkla asemptomatik bilateral ön üveite yol açabilen juvenil idiyopatik artrit, granülomatöz ön üveite neden olabilen ve çoğunlukla akciğer veya deri tutulumuyla seyreden sarkoidoz ile özellikle ülkemizde hipopiyonlu ön üveit şeklinde ortaya çıkabilen Behçet hastalığı bulunur.
Bunlara ek olarak Fuchs üveit sendromu, yıldız şeklinde keratik presipiteler, sineşi olmaması ve heterokromi ile karakterize, göze sınırlı ve genellikle kronik seyirli bir ön üveit tablosudur.
Ön üveitler yalnızca gözün ön bölümünde sınırlı olabilir. Ancak arka üveit ve panüveit olasılığı da her hastada mutlaka akılda tutulmalıdır. Bu nedenle, göz bebeği büyütülerek ayrıntılı bir göz muayenesi yapılması şarttır.
Ön Üveit Tanısı
Ön üveit tanısı için en önemli adım ayrıntılı bir göz muayenesidir. Göz doktoru, biyomikroskop ile gözün ön kısmını inceleyerek iltihap hücrelerini ve bulguları değerlendirir.
Tanı çoğu zaman bu muayene ile konur ancak üveitin altta yatan bir sistemik hastalıkla ilişkili olabileceği durumlarda bazı kan testleri istenebilir. Bunlar arasında iltihap göstergeleri, romatizmal hastalıklar, enfeksiyonlar veya bağışıklık sistemi ile ilişkili durumları araştıran testler yer alır.
Gerekli görülürse akciğer grafisi, akciğer tomografisi, beyin görüntüleme veya diğer görüntüleme yöntemleri de eklenebilir. Her hastada tüm testler yapılmaz; hangi tetkiklerin gerekli olduğuna, hastanın şikâyetleri, muayene bulguları ve üveitin tekrarlayıcı olup olmaması gibi faktörlere göre göz doktoru karar verir.
Tüm hastalar sifiliz açısından taranmalıdır çünkü sifiliz herhangi bir üveit modelini taklit edebilir ve özel tedavi gerektirir. Klinik belirtiler viral nedenleri düşündürüse, göz sıvısı PCR testi HSV, VZV veya CMV gibi viral etiyolojileri doğrulayabilir.
Sistemik hastalığı belirlemek için ek hedefli testler gerekebilir; örneğin, tekrarlayan akut anterior üveitte HLA-B27 tiplemesi veya sarkoidoz şüphesi olduğunda göğüs görüntüleme ve karaciğer fonksiyon testleri istenebilir.
Geniş kapsamlı, hedeflenmemiş "üveit taraması" testleri düşük tahmin değeri taşıdığı ve tedavi yönetimini nadiren değiştirdiği için önerilmez.
Ön Üveit Tedavisi
Tıbbi Tedavi
Akut ön üveit (AAU) tedavisinin temelini topikal kortikosteroid damlalar (örneğin prednizolon asetat %1) ve göz bebeğini büyüten/sikloplejik damlalar (örneğin siklopentolat) oluşturur. Kortikosteroid damlalar iltihabı baskılarken, sikloplejik damlalar ağrıyı azaltır, ışık hassasiyetini hafifletir ve iris ile mercek arasında yapışıklık (sineşi) gelişmesini önlemeye yardımcı olur. Damlaların doz sıklığı ve tedavi süresi, iltihabın şiddetine ve hastalığın seyrine göre göz doktoru tarafından belirlenir.
Herpes virüsü gibi enfeksiyonlara bağlı ön üveit olgularında, kortikosteroidlere ek olarak nedene yönelik antiviral tedavi uygulanması gerekir.
Bazı hastalarda ön üveit daha şiddetli seyredebilir; bu durumlarda göz çevresine lokal kortikosteroid enjeksiyonu veya ağızdan kortikosteroid tedavisi (örneğin prednizon) gerekebilir.
Tüm tedavilerde olduğu gibi, göz damlaları ve sistemik ilaçların da olası yan etkileri bulunmaktadır. Bu nedenle tedavi, her zaman beklenen fayda ve olası riskler göz önünde bulundurularak planlanır ve düzenli göz kontrolleri ile yakından izlenir.
Lokal tedaviye rağmen tekrarlayan, kronik veya görmeyi tehdit eden ön üveit olgularında, sistemik bağışıklık baskılayıcı (immünosupresif) tedaviler gündeme gelebilir. Bu tür durumlarda, hastanın takibi ve tedavisi çoğu zaman romatoloji uzmanı veya üveit konusunda deneyimli bir göz hastalıkları uzmanı ile birlikte yürütülür.
Ön Üveit Cerrahisi
Akut ön üveit (AAU) için doğrudan uygulanan spesifik bir cerrahi tedavi yoktur. Cerrahi girişimler, yalnızca üveite bağlı gelişen komplikasyonların tedavisi amacıyla gündeme gelir. Genel olarak, intraoküler cerrahiler, göz içinde en az 3 ay süreyle aktif iltihap veya klinik belirti bulunmadığında planlanır ve uygulanır.
Ön Üveit Komplikasyonları
Ön üveitin yol açabileceği komplikasyonlar arasında posterior sineşi (irisin göz merceğine yapışması),bant keratopati, göz içi basıncında artış ve buna bağlı glokom gelişimi yer alır. Akut ön üveit, ayrıca merkezi görmeden sorumlu retina bölgesi olan makulada sıvı birikimine neden olabilir; bu durum kistoid maküler ödem olarak adlandırılır ve görme azalmasına yol açabilir. Hem iltihabın kendisi hem de uzun süreli kortikosteroid kullanımı, katarakt gelişimi riskini artırabilir. Bu komplikasyonların varlığı, hastalığın takibini ve uygulanacak tedavi yaklaşımını doğrudan etkiler.
Prognoz
Akut ön üveitin (AAU) bazı tipleri tekrarlama eğilimi gösterebilir. Tekrarlama durumunda tedavinin gecikmeden başlatılması, atağın süresini kısaltabilir ve hastalığın genel prognozunu olumlu yönde etkileyebilir.


