Prof. Dr. Sirel Gür GüngörMenü
Blog

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu ve Beslenme

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu ve Beslenme

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu (YBMD) Nedir ve Neden Önemlidir?

Yaşa bağlı maküla dejenerasyonu (YBMD) endüstriyel ülkelerde ileri yaşta geri dönüşü olmayan görme kaybının önde gelen nedenlerinden biridir. Genetik yatkınlık, yaş ve sigara kullanımının yanı sıra beslenme alışkanlıkları da YBMD gelişimi için risk faktörleri arasında yer alır. Kesin bir tedavisinin her zaman mümkün olmaması nedeniyle, hastalığın önlenmesine yönelik girişimler halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonunda Beslenmenin Rolü ve Antioksidanların Önemi

Diyet bileşenleri, gıda grupları, antioksidanlar ile vitamin ve mineral takviyelerinin YBMD’nin gelişimi veya ilerlemesi üzerindeki etkileri uzun süredir araştırılmaktadır. C ve E vitaminleri, çinko, bakır, lutein ve zeaksantin gibi antioksidanlar açısından zengin bir beslenmenin YBMD gelişme riskini azaltabileceği düşünülmektedir. Antioksidanlar, oksidatif stresle mücadele ederek retina hücrelerini hasardan korur ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilir.

Yaşa bağlı maküla dejenerasyonunda beslenme ve takviyeler üzerine yakın zamanda yapılan sistematik incelemeler, belirli besin öğelerinin hastalığın ilerleme riski üzerinde etkili olabileceğini göstermektedir. Özellikle bazı karotenoidlerin (β-karoten, lutein, zeaksantin),vitaminlerin (A vitamini, niasin, B6 vitamini, C vitamini, folat),omega-3 yağ asitlerinin (dokosaheksaenoik asit [DHA] ve eikosapentaenoik asit [EPA]) yanı sıra bakır, magnezyum ve kalsiyum tüketiminin; erken ve geç evre YBMD’de ilerleme riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili olabileceği bildirilmektedir.

Buna ek olarak, diyetle yüksek miktarda DHA ve EPA alımının da erken YBMD gelişme riskinin daha düşük olmasıyla ilişkili olabileceği belirtilmektedir. Ayrıca; sebze, tam tahıllı ürünler ve kabuklu yemişlerden zengin, kırmızı etten fakir; orta düzeyde balık, kümes hayvanları, süt ürünleri ve kırmızı şarap içeren; tereyağı yerine zeytinyağının tercih edildiği Akdeniz tipi beslenme modelinin hem YBMD gelişimi hem de erken evreden geç evreye ilerleme riskinde azalma ile ilişkili olabileceği ifade edilmektedir.

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu Riskini Artırabilecek Beslenme Faktörleri

Öte yandan, linoleik asit, tekli doymamış yağlar, oleik asit veya doymuş yağların diyetle yüksek oranda alınmasının YBMD ilerleme riskinde artış ile ilişkili olabileceği bildirilmektedir. Yüksek alkol tüketimi de muhtemelen pro-oksidan etkileri nedeniyle, daha yüksek YBMD gelişme riski ile ilişkilendirilmektedir. Bununla birlikte, serum D vitamini düzeyi ile Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu riski arasında kesin bir ilişki olduğunu gösteren net kanıt bulunmamaktadır.

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonunda Mikronütrisyon Takviyeleri ve AREDS Çalışması

Beslenmeye ek olarak, Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonun gelişimini ve ilerlemesini önlemeye yönelik mikronütrisyon takviyeleri de önemli bir yer tutar. AREDS, yaşa bağlı maküla dejenerasyonu ve yaşa bağlı katarakt üzerine yüksek doz antioksidan ve mineral takviyelerinin etkinliğini araştıran randomize, kontrollü bir klinik çalışmadır.

Yaşa bağlı maküla dejenerasyonunda hastalığın ilerleme riskini azaltmaya yönelik geliştirilen en bilinen takviye kombinasyonlarından biri AREDS 2 formülasyonudur. Bu özel içerik; C vitamini, E vitamini, çinko, bakır, lutein ve zeaksantin gibi retina sağlığını destekleyen antioksidan vitamin ve minerallerden oluşur.

AREDS 2 formülasyonu, özellikle orta evre YBMD’si bulunan veya tek gözünde ileri evre hastalık saptanan kişilerde, hastalığın ileri evreye ilerleme riskini azaltmaya yardımcı olmak amacıyla kullanılmaktadır. Bu takviyeler mevcut görmeyi geri kazandırmaz; ancak retina hücrelerini oksidatif strese karşı koruyarak hastalığın ilerleme hızını yavaşlatmayı hedefler.

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu ve Resveratrol: Güncel Yaklaşımlar

AREDS önerilerine ek olarak, son dönemde piyasada bulunan bazı takviye ürünlerinin antioksidatif, anti-enflamatuar ve antianjiyojenik özelliklere sahip resveratrol içerdiği görülmektedir. Resveratrolün, AREDS formülasyonuna ek olarak yapılan laboratuvar çalışmalarında, insan retina pigment epitel hücrelerinde reaktif oksijen ürünlerinin üretimini azalttığı ve hücre canlılığını artırabildiği gösterilmiştir.

Bununla birlikte, resveratrolün Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonu üzerindeki anti-enflamatuar ve antioksidan etkilerini klinik düzeyde net olarak ortaya koymak için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç bulunmaktadır.

Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonunda Beslenme ve Takviye Kullanımına Genel Yaklaşım

Tüm bu bilgiler ışığında, Yaşa Bağlı Maküla Dejenerasyonunda beslenme düzeni ve uygun takviye kullanımı, hastalığın seyrini etkileyebilen destekleyici yaklaşımlar arasında yer almaktadır. Ancak hiçbir takviye tedavisi tek başına hastalığı önleme veya durdurma garantisi vermez. Bu nedenle, vitamin ve destek ürünlerinin mutlaka göz hastalıkları uzmanı önerisi doğrultusunda kullanılması; düzenli göz muayenelerinin aksatılmaması ve sigaranın bırakılması gibi yaşam tarzı önlemleriyle birlikte planlanması en doğru yaklaşım olacaktır.

Güncelleme Tarihi: 13.02.2026
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Editör
Prof. Dr. Sirel Gür Güngör
Göz Hastalıkları Uzmanı
*Bu içerik, 12.11.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler genel sağlık bilgilendirmesi niteliğinde olup yönlendirme veya tedavi önerisi değildir. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Tanı ve tedavi amacıyla mutlaka hekime başvurulmalı ve kişisel tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.
Hakkımda Hakkımdaİletişim İletişimWhatsapp Whatsapp
Prof. Dr. Sirel Gür GüngörProf. Dr. Sirel Gür GüngörGöz Hastalıkları Uzmanı
+90531 486 2815
+90531 486 2815